Danıştay’da Ayasofya Derneği’nin avukatı Selami Karaman, Ayasofya’nın Fatih’in şahsi mülkü olduğunu belirterek 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptal edilmesini talep etti. Danıştay savcısı ise kararın doğru olduğunu ancak Bakanlar Kurulu kararı ile iptal edileceğini savundu.
Savcının mütalaasında bir anlamda Danıştay’ın varlık nedeni tartışmaya açıldı. Danıştay, idarenin kararlarını denetlemekle yükümlü olan bir kurum. Savcının mütalaasını kabul ettiğimiz takdirde Danıştay’ın, Bakanlar Kurulu kararlarıyla ilgili hiçbir karar almaması gerekir. Tabii ki 10. Daire savcının mütalaasına uymak zorunda değil. Orada değerli hukukçular var. Onların Anayasa ve yasaların ışığında ve hukuki yetkinliklerine uygun kararları vereceklerinden eminim.