Erdoğan’ın ‘ittifakı sürdürme’ mektubu, Çavuşoğlu’nun ‘ortak çalışma’ ilanı, ‘ABD’yle yeniden ortak çalışmanın getirileri’ üzerine Kalın’dan Oktay’a pek çok AKP’linin açıklamaları…
Şimdi soru şu: Türkiye Libya’da ABD’yle ortak çalışabilme noktasına nasıl geldi? Tüm diğer sorunlar, sorun olma özelliğini korurken, hiçbir sorun yokmuş gibi Libya’da ortak çalışma yapılabilir mi? Bunun mümkün olmadığı ortada…
Libya’da Türk-Amerikan ortak çalışması için iki tarafın da çıkar ortaklığı gerekir.
Washington için tablo şöyle: Birincisi, Libya’da ortak çalışmayı Türk-Rus ilişkilerini baltalamanın bir fırsatı olarak görüyorlar. İkincisi, bunun Suriye’ye olumlu yansıyacağını düşünüyorlar; ona uygun hazırlıklar da (Sezar yasası, Barzani – PKK anlaşması) yapıyorlar. Üçüncüsü Rusya’nın Kuzey Afrika’daki varlığına karşı, ‘anlaşma yapılmış’ bir Türkiye’nin dengeleyici olacağını varsayıyorlar.
Ankara için de tablo şöyle: Birincisi, Libya’da ABD ile ortak çalışmanın Rusya’ya karşı pozisyonu güçlendireceğini hesaplıyorlar. İkincisi, bu işbirliğinin sıkışık ekonomik tablolar için bir anahtar görevi göreceğini düşünüyorlar. Üçüncüsü ve en kritiği, bunun Suriye’de bir getiri oluşturmasını planlıyorlar!