Yavuz Baydar: Biat etmiş medyada durum hazin; inkârcılık, yanlışta ısrar had safhada

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Din adına cinnet safhasına geçildi.

Belanın gelişini öngörmek için ciltlerle kitap okumak, saatlerce diplomatlarla, yerel kaynaklarla konuşmak gerekmiyordu.

Tek gerekli şey, Arap Uyanışı denilen sürecin baş döndürücü ve yer yer yanıltıcı akışı içinde inançlara, duygulara, mezhepsel hayallere kapılmadan, olgulara önyargısız bakabilme becerisiydi.

Tabii uzağı berrak gösteren gözlüklerinizi takarak.

Hükümete kayıtsız şartsız biat etmiş medya kesiminde, aslında görevi yeni durumlar konusunda dürüstçe uyarı olması gereken köşelerde durum hazin. İnkârcılık, kabahati başkasına atmacılık, yanlışta ve ezberlerde ısrar had safhada.

Bir yığın mugalâta ve ‘boşa top çevirme’ yorumu mevcut.

En önemlisi, bölgede ılımlı Sünni kesimlerle ilgili Türkiye’nin hiç çekim ve ikna gücü kaldı mı ve Ankara nasıl bir alternatif çözüm öneriyor, sorusuna yaklaşmıyor bile.

Erdoğan-Davutoğlu iktidarının süratle IŞİD’in finans bağını, insan kaynağı akışını kesmeye, sınırda uluslararası insani yardım işbirliğine, etkin istihbarat paylaşımına başlaması gerekiyor.

Yavuz Baydar’ın yazısı