Aziz Torun, bir muhafazakârın bütün iyi niyetine rağmen nasıl sistem içinde müthiş bir dönüşüme uğrayabileceğinin tipik örneği.
Niyetlerden ve düşüncelerden bağımsız bir sistemle karşı karşıya bulunuyoruz. TOKİ müteahhitliğinin bütün ülkeyi ve ekonomisini domine ettiği vahşi bir piyasanın güdümündeyiz.
Namaz kılanı/kılmayanı büyüme ve daha çok cesamet histerisine yakalanmış durumda.
İş kazaları kesinlikle “bu işin fıtratında ve elbette sektörel vakıa”. Sorun zaten işin fıtratında ve sektörün doğasında çünkü.
Soma’da göz göre göre ölüme gönderilen 301 madenci için “kimsesizler yine kimsesiz kaldı” demiş, soruşturmanın “usulüne uygun kapatılacağı”nı yazmıştım. Öyle oldu. Bu vahşi piyasada sizin İslamcılığınızın, dindarlığınızın, iyi niyetinizin zerre miktarı değeri yok.
Aziz dostuma “uçuk kaçık bir önerim” var: Önce 10 işçinin her birinin ailesine bir ev al, sosyal güvencelerini sağla. Sonra Mall of İstanbul’u ve Stadyum’daki inşaatı yık, ilk önce İnsan Yayınları oradan çıksın. Mecidiyeköy’ün ortasına yüzlerce ağaç dik, ailelerin gelip nefes alacağı çay bahçeleri yap. Sermayeni Anadolu’ya kaydır; şehirleri şenlendir; Kapalıçarşı, Mısır Çarşısı modellerle orta sınıfı canlandır.
Bütün gökdelen sahipleri de öyle yapsın, yoksa Ad ve Semud kavmini yerle bir eden İlahi azab gökdelenleri ve AVM’leri yerle bir edecek!