A. Turan Alkan: Mecidiyeköy maktullerini de haftaya kalmaz unuturuz! Artık Türk tipi sendikacılığı da sorgulamak gerekiyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Türkiye henüz, iş güvenliği rezaletini (aslında işyeri cinayeti demek lazım) bir izzetinefis meselesi sayıp istifa eden bir siyasetçi görmedi.

Her işyeri cinayetinden sonra “maktul” yakınlarını maddeten tatmin edecek tazminat düzenlemeleri ile rezaletin üstü örtülüyor.

Soma faciası bile bir silkinişe, bir uyanışa vesile olamadı, Mecidiyeköy maktullerini de haftaya kalmaz unuturuz!

Siyasileri ve işverenleri suçluyoruz çünkü onlar olağan şüpheli veya doğrudan birinci derecede sorumlu mevkiinde, bu noktada artık Türk tipi sendikacılığı da sorgulamak gerekiyor; daha doğrusu bu hesaplaşmayı sendikacılar kendi içinde yapmak, esaslı bir özeleştiri geliştirmek zorunda.

Selahattin Demirtaş’ın önceki gün, konuyla ilgili herkesi bir güzel boyadıktan sonra sözü, “İşçiler, siz de artık örgütlenseniz iyi olacak” noktasına getirip bırakması haksızlıktı; işçiler bir ucunda ekmek, öteki ucunda hayatın bulunduğu ince ve zayıf bir ip üzerinde akrobasi yaparak hayata tutunmaya çalışıyorlar ve laftan öte daha ciddi desteğe ihtiyaç duydukları açık.

A. Turan Alkan’ın yazısı