Nihayet Erdoğan Atatürk’e “Ruhun şad olsun” diyerek hem “siz” söyleminden “sen” söylemine geçerek bir benimseme ifadesi kullanmakta, hem de adeta onun hatırasıyla onun makamına halef olduğu gün barıştığını göstermek istemektedir. Erdoğan’ın Atatürk’ün halefi olduğu şeklen doğrudur, cumhurbaşkanlığı makamında haleftir.
Misyon olarak halefi olduğu tartışmaya açıktır. Neticede Atatürk Türkiye’nin Batı âleminin o değerleri benimsemiş eşit bir parçası olmasına öncelik vermiş bir önderdir. Erdoğan ise İslami değerlerin öne çıkarılması yoluyla da aynı sonuca varmanın mümkün olduğunu, ama şart da olmadığını söylemektedir. Ama Erdoğan’ın bunca yıldan sonra kendisini Atatürk’ün Türkiye misyonunun sürdürücüsü olarak gördüğünü ifade etmesi önemlidir.
Bunun Erdoğan’ın ideolojik çizgisinde bir değişime yol açıp açmayacağını, tam da eğitim sisteminin bu defa da imam-hatip okullarının egemenliği ucuna savrulması tartışmasının yaşandığı şu günlerde AK Parti politikalarına nasıl yansıyacağını zaman gösterecek. Ama her halükarda Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olduğu gün Atatürk’e hitabını dikkate ve kayda almak gerekiyor.