İşte böyle Kudüs mitingine can feda, birçok açıdan verimliydi.
İçeride kavga ve düşmanlığı körüklemek bir mecburiyet değilmiş, kaçınılabilirmiş. Kudüs’e de bir şey kazandırmaz, bilakis kaybettirirmiş…
Türkiye’yi, Kudüs’ü ve barışı seven; insanlık trajedileri yaşanmasın, savaşların acı, yıkım, sefalet ve perişanlıkları bitsin isteyen herkes ayrıştırıcı değil kucaklayıcı olmalıymış…
Bizlere bunu yeniden hatırlattıkları için, başta Saadet olmak üzere katılan tüm parti ve siyasilere bin teşekkür.
Miting için ‘katılmak caiz değil’ fetvası veren Hoca lakaplı Cübbeli Ahmet de bir teşekkürü hak ediyor. İşkembeden salladı ama mitingin başarısına epey hizmeti geçti. Gölgeleyecek sabotaj ve provokasyonlardan o kalabalığın korunmasındaki emeği inkar edilemez. Varsa sözüyle amel edenler, onları uzak tuttu, sağ olsun.
İktidarsa katılmamakla, temsilci göndermemekle, yine ayrı durmayı tercih etmekle bu fırsata yazık etti. Bariz hata!