Yapılan açıklamalara bakılırsa Putin’in İstanbul’a gelmeden önce Erdoğan iktidarının resmen tanıyıp ilişki geliştirmeyi reddettiği Esad ile birlikte poz vermesi, iki ülke arasındaki “dostluk” ve iş birliğine gölge düşürmedi! Hatta Erdoğan ve Putin, son dönemde bölgesel kamplaşma ve gerilimin en önemli merkezlerinden biri olan Libya konusunda birlikte ateşkes çağrısı da yaptılar. Üstelik Libya’da Rusya’nın General Hafter’i ve Erdoğan iktidarının Sarrac’ın Ulusal Mutabakat Hükümetini (UMH) destekliyor olmasına rağmen.
Toplamı üzerinden söylemek gerekirse bütün “oyun kuruculuk”, “bölgesel liderlik” iddialarına rağmen Erdoğan iktidarı, yayılmacı emelleri emperyalistler tarafından kullanılan bir iktidar olmanın ötesine geçemiyor. Putin’in Şam’da Esad’la verdiği poz, Rusya’nın Suriye’de Türkiye ile iş birliğinin de sınırlarını belirliyor. Bu durum Libya için yapılan “ateşkes” çağrısı bakımından da geçerlidir.