Ülke, ‘’borçlanma sınırının yükseltilmesi’’ni tartışırken, çoğunluğun dilinden ‘’ülke puanı’’ düşmezken genç oyunculu bir kadro sahada! Yani ülkede bu zamana kadar inanılması istenenlerin tersi bir durum. Tıpkı Basel karşısındaki Trabzon gibi..
Ve oyun hücum etkisi düşükse de ilk yarıda dengede. Yani, “garanti oyuncular“dan çok da geride değiller. Ancak atletizm ve oyun bilgisini ikinci yarı öne koyan Wolverhampton vites yükseltip bir de en etkili ismi Diogo Jota’yı sahaya atınca direnç kırılıyor ve Beşiktaş dağılıyor. Şaşılacak bir durum yok.
Ülkemizin futboldaki yolu uzun ama bu uzun yolu yürümek için adımları planlamak gerek. Bu denli yanlışın yapıldığı bir ülkede bu tür kayıpların sıklıkla yaşanmasına şaşırmamak gerek. Milli takımın yolu takımlarımızın yolu olmalı.