AKP’nin 17 yıllık iktidarının son 10-12 yılı, içeride “tek adam tek parti yönetimi” inşasının; yargı, yasama, yürütmenin bütün yetkilerini “tek adam”da toplanmasının; dışarıda ise yeni Osmanlıcı, yayılmacı bir dış politika uğruna, dünyanın karşısında “tek başına kalma”nın yıllarıdır.
AKP’nin son yıllarda MHP’yi de koluna takarak, (Bahçeli’nin, Erdoğan’ın koluna girmesi demek daha doğru) yürüdüğü yol; her ne kadar “Türkiye’nin dünyanın mazlum halkları için yedi düvele karşı savaşmak”, “Bin yıllık düşmanlara karşı ebediyete kadar sürecek bir beka savaşı içindeyiz”… gibi şoven milliyetçi, İslami cihatist bir edebiyatla süslense de; “ortaya çıkma zamanı gelmiş gerçekler” artık saklanamamaktadır.