Tayyip Erdoğan’ın ilk turda yüzde 50’nin üzerinde oy alarak cumhurbaşkanı seçilmesi kendisi ve partisi açısından önemli bir başarı.
Seçmenin birinci turdaki bu tercihi sadece bir kişinin bir makama getirilmesini değil, aynı zamanda o kişinin savunduğu fikirlerin, geleceğe dair siyasi önerilerinin de benimsenmesini ifade etmekte.
Bu açıdan bakıldığında Erdoğan’ın savunduğu kurumsal geçiş ya da etkin, siyasi icraatı himaye edecek lider-cumhurbaşkanı düzeni de önemli ölçüde onay almış görünüyor.
Elbette bu onay, seçilmiş kişinin anayasanın sınırlarını aşmasını, kuralların onun arzusu istikametinde değiştirmesini içermez. Ancak kurumsal ve hukuksal sınırlar içinde esnekliğe ve siyasi yorumlara müsaade eder.
Türkiye yeni bir döneme bu anlamda girmiştir. Parlamenter rejimden adım adım uzaklaşma ve yarı başkanlık ya da başkanlık düzenine geçişin ilk startı böylece verilmiştir.
Türkiye 2015 Genel Seçimleri’ne muhtemel bu ana temayla girecek ve yine muhtemelen 2016 bu çerçevede bir referanduma tanık olacaktır.