Aslında, ekonomik yaptırımlarla ülkelerin siyasi denge ve kararlarını değiştirme yönündeki modası geçmiş Amerikan politikalarının artık sonuç vermediği bir kez daha görüldü. Tabi bu tarz yaklaşımı sadece bize karşı değil. Bazı önemli ülkelere de ekonomik ve siyasi yaptırımlar uygulaması, (Kırım’ın işgalinden dolayı Rusya’ya uyguladıkları yaptırımlar, Venezuella’ya, İran’a, Çin’e, Katar’a, Kuzey Kore’ye hatta AB’ye) artık dünyada hem tepki çekiyor hem de anlamını yitiriyor. Dolayısıyla hiçbir alt yapısı ve siyasi gerekçesi olmadan sadece Trump’ın kafasına göre uygulamaya kalktığı bu yaptırımların, bumerang gibi çok yakın bir tarihte dönüp ABD’nin kendi ekonomisini vurması kesin gibi görünüyor.