Anayasa Mahkemesi (AYM), Eskişehir’deki ‘Gezi Parkı’ eylemlerine katılan ve polisle esnafın saldırısı nedeniyle hayatını kaybeden Ali İsmail Korkmaz’la aynı sokakta darp edilen üniversiteli Doğukan Bilir hakkında, ‘hak ihlali’ kararı verdi. Bilir’e, 25 bin liralık manevi tazminat ödenmesine hükmeden mahkeme heyeti, davalı polislerin de tekrar yargılanmasını istedi.

Eskişehir’de ailesiyle birlikte yaşayan, Anadolu Üniversitesi öğrencisi Doğukan Bilir, 2013 yılında kentte yapılan ‘Gezi Parkı’ eylemlerine katıldı. Bilir, Ali İsmail Korkmaz ile beraber girdiği sokakta, üç polis ve bir sivil tarafından darp edildiğini öne sürerek şikayetçi oldu.
Tedavi gördüğü hastaneden rapor alan Bilir’in şikayetiyle savcılık tarafından soruşturma başlatıldı. Üç polis memuru hakkında açılan disiplin soruşturmasında, ‘kademe ilerlemesinin durdurulması’ kararı verildi. Savcılığın başlattığı soruşturmada, dört kişi hakkında ‘işkence’ suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilirken, ‘yaralama’ suçundan kamu davası açıldı.
Yargılama sonucu polislerden biri, ‘delil yetersizliği’nden beraat etti. Diğer iki polis hakkında, 3 bin liralık adli para cezasına mahkum edilirken, hükmün açıklanması geri bırakıldı. Sivil S.K. ise 3 bin liralık adli para cezasına çarptırıldı.
‘Eziyet yasağı kapsamında’

Mahkemenin kararına ilişkin itirazı reddedilen Doğukan Bilir, AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. Başvuruyu 29 Mayıs’ta görüşen AYM Birinci Bölümü, Bilir’in, Anayasa’nın 17’nci maddesinde korumaya alınan ‘eziyet’ yasağının maddi ve usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi. Mahkeme, ayrıca başvurucuya net 25 bin liralık manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Kararın örneği, yeniden yargılama yapılmak üzere yerel mahkemeye gönderildi.
Yüksek mahkeme kararında, Bilir’in dişindeki yaralar hariç diğer yaraların her ne kadar basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek nitelikte olsa dahi eylemin gece vakti sopa ve copla birden fazla kişi tarafından sokak ortasında işlendiğinin gözden kaçırılmaması gerektiği belirtildi.
Kararda, “Dişteki kırık ve çıkıkların tek başına, yaralamayı basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek niteliğe büründürdüğü, bu durumun başvurucunun onurunu daha fazla zedeleyebileceği değerlendirildiğinden eylem eziyet yasağı kapsamında ele alınmıştır” dendi.
‘Polis ve yardım eden sivilin işlediği suç ile verilen ceza orantısız’

Şüphelilerin üçü hakkında, hangi nedenden asgari hadden adli para cezası verildiği konusunda gerekçe olmadığına dikkat çekilen kararda şöyle dendi: “İşlenen suçla verilen cezalar arasında orantısızlık olması ya da hiç ceza verilmemesi durumunda bu tür eylemlerin önlenmesini sağlayabilecek caydırıcı bir etki yaratmaktan oldukça uzak kalınmakta, kişilerin fiziksel ve ruhsal bütünlüklerinin idari ve yasal mevzuat aracılığıyla korunması hususundaki pozitif yükümlülüğün yerine getirilememesi sonucu doğmaktadır. Buna göre somut olayda uygulanan yaptırımın kötü muamele oluşturan eylemlerin hiçbir şekilde hoş görülemeyeceğini ifade etmekten ziyade, fiilin sonuçlarını hafifletecek biçimde, orantısız bir şekilde adli para cezası öngörüldüğü ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşıldığından eziyet yasağının etkili soruşturma usul yükümlülüğünün ihlal edildiğine karar verilmesi gerekmiştir.”