Etyen Mahçupyan: Hatip Dicle'nin tahliyesi barışa yürüdüğümüzün kanıtlarından biri olmalı

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Birçok kişi Erdoğan ile Öcalan’ın gelecek tasavvurları arasındaki benzerlikten söz edildiğinde yadırgamıştı.

Ama devlet tarafından farklı dönemlerde yok sayılan, horlanan, itilen, dışlanan ve ezilen iki kimliğin taşıyıcı liderlerinin, gelecek tasavvuru oluştururken bu ortak tarihten çok uzaklaşmalarını beklemek ne kadar gerçekçi olabilir?

Hatip Dicle ise tüm bir mücadele süreci boyunca Öcalan’ı yakından tanıyan, anlayan ve onu ‘tercüme eden’ kişilerden biri oldu. Dolayısıyla Dicle’nin cezaevinden çıkması doğrudan çözüm süreci için bir kazanç.

Özellikle ‘topluma ve siyasete geri dönüş’ aşamasında Dicle gibi insanların, her iki tarafa da güven vermeleriyle ve demokratik tutuma tavizsiz bağlılıklarıyla önemli işlevler görebileceği açık.

Sohbetin bir yerinde şöyle demişti: “Hatip Dicle hapisteyse ortam bir savaş ortamıdır.”

Umarız bu tahliye barışa yürüdüğümüzün sembolik kanıtlarından biridir.

Etyen Mahçupyan’ın yazısı