Ekmeleddin İhsanoğlu ile kısa süreli bir Ankara buluşması gerçekleştirdik. İzlenimlerim şunlardır:
– Olaya ısınmış. Hangi konuya vurgu yapacağını, hangi konuyu es geçeceğini iyi hesap ediyor.
– Daha kısa konuşmayı öğrenmiş ve benimsemiş. Bazen upuzun bir soruya tek kelimelik yanıtlar veriyor.
– Yanında kalabalık bir eşlikçi ordusu ile dolaşmıyor. Kalabalık yerine işlevsel yönü ağır basan küçük bir ekiple dolaşıyor.
– Kendisine ilgi gösterenlerle yakından ilgileniyor.
– Etrafındakileri iyi motive ediyor.
– İflah olmaz bir çay tiryakisi olan Ekmel Bey, iftardan sahura aralıksız çay içiyor. (İki saatlik “Tarafsız Bölge” sırasında elinden çay bardağı hiç düşmedi.)
– Bir espri duygusu var… İnce espriler, küçük takılmalar yapmaktan kaçınmıyor.
– Sabahtan akşama kadar çok yoğun bir temas trafiğinin içinde olsa da akşam olunca uykuya ve yorgunluğa yenik düşmüyor.
– Erdoğan’ı destekleyen medyanın Erdoğan’ı desteklemesini anormal bulmuyor. Kendi sözlerini çarpıtmasını anormal buluyor.
– En ters sorular karşısında bile öfkesini kontrol edebiliyor.
– Kendisinin “tanındıkça” sevildiğini düşünüyor.