Birkaç gün önce hukuk büromuzdan bize bir e-posta ulaştı: “Aşağıda linkini paylaştığımız haber (Devlet Bahçeli’nin meclis grup toplantısı) ile ilgili olarak İstanbul 5.Sulh Ceza Mahkemesi tarafından erişimin engellenmesi kararı verilmiştir. Haber içeriğinin kaldırılması hususunda yardımını rica ederiz.”
Ertesi gün bir e-posta daha: “Ankara 5.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2014/235 D. iş numaralı vermiş olduğu içerikten çıkarma kararına karşı yapmış olduğumuz itiraz maalesef Ankara 13.Asliye Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğinden aşağıda linkini verdiğimiz haberin (Umut Oran’ın Sabah-ATV satışı ile ilgili soru önergesi) içeriğinin kaldırılması hususunda yardımlarınızı rica ederiz.”
Evet kaldırdık bu haberleri yayından. Çünkü devletimizi yönetenler uymasa da, hukuk her bir tarafından guguuuuk diye bağırsa da biz yargı kararlarına riayet etmekteyiz. Lakin bu gerizekalı olduğumuz manasına da gelmiyor.
O bakımdan sormadan edemeyeceğim… Eyy yargı! Milletin temsil edildiği Meclis’te olup biteni de sayfalarımıza taşıyamayacak mıyız? Muhalefet vekillerinin sözlerini de haber yapamayacak mıyız? Belli ki birileri yolsuzluk ile ilgili Google’ın hafızasına elektro-şok uygulamak, her bir şeyi silmek istiyor ve gücün bir fena gruptan diğerine aktarıldığı bir binadan ibaret olduğu anlaşılan adliyelerde oturan hakim sıfatlı kişiler de bunu kolaylaştırıyor.
Demiyorlar ki, bu haberlerde soruşturmanın ya da kişinin gizliliğini ihlal eden hiçbir unsur yoktur, gazeteci işini yapmıştır.
Hayır bunu demiyor, onun yerine bu acıklı diziyi çekmeye devam ediyor. Buyurun şimdi bu köşe yazısını da kaldırtın, sevgili hakim sıfatlı kişiler. Çünkü sizin bu yalan rüzgarındaki rolünüz bellidir. Biz ise en doğal halimizle işimizi yapmaktayız.