Türk Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (TÜSİAD) Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Tuncay Özilhan, vatandaşın TL’den kaçtığını, ekonominin düzelmesi için hukuk ve adalet sisteminin düzelmesi gerektiğini söyledi. Özilhan, Haziran seçimlerinin Türkiye’nin demokratik göstergesi olacağını ve seçimlere şaibe düşmemesi gerektiğini de vurguladı.

Özilhan konsey toplantısı öncesinde yaptığı konuşmada şunları söyledi:
“Umuyorum ki (İstanbul’da) Haziran’daki seçimler şüphelerin yersizliğini herkese ispatlar.
Seçim kanunu ve uygulamadaki aksaklıkların seçim öncesinde giderilmesi idarenin sorumluluğudur.
İç siyasi yapıda ve dış politikada sıkışmış durumdayız.
Kısa vadeli sorunları çözmek için rotamız belli olmalı; ekonomide liberal bakış çıpalardan biri.
2023 hedeflerinden uzaklaştık konuşamaz hale geldik.
Makro göstergelerdeki kötüleşme ekonominin tamamına yayılıyor, rezervler eriyor.
Türk vatandaşı TL’den kaçıyor, ekonominin düzelmesi için hukuk ve adalet sisteminin düzelmesi gerekiyor.”
‘İktidar seçimle değişebilmelidir’
Özilhan, ‘iktidar, muhalefet ve başta YSK olmak üzere devlet kurumlarının bu seçimlerde büyük bir sınavla karşı karşıya kaldığını’ belirterek, bu sınavda kimin ne not aldığını ise ileride tarihin yazacağını söyledi.
Özilhan yıllardır seçim maratonlarından herkesin yorgun düştüğünü belirterek, “İyi işleyen bir demokrasinin en temel özelliklerinden birisi iktidarın seçimle el değiştirebilmesidir… Demokrasiler, otoriter rejimler karşısında avantaj sahibidir” dedi.
‘Haziran seçimi şüphelerin yersizliğini kanıtlasın’
Seçimlere şaibe düşmemesinin demokrasinin mevcudiyetinin en büyük ispatı olduğunun altını çizen Özilhan, “31 Mart İstanbul seçimleri çerçevesinde gündeme gelmiş olan iddialar, seçimlerin selameti konusunda geçmiş seçimlerde de dile getirilmiş olan şüpheleri yeniden akıllara getirmiştir. Umuyorum ki, Haziran ayında yenilenecek seçimler bu şüphelerin yersizliğini herkese kanıtlasın. Seçim sonuçlarına itiraz, şüphesiz siyasi partilerin en doğal hakkıdır” diyerek şunları ekledi:
“Hepimiz bu hak arama özgürlüğüne saygı duyarız. Ancak, seçmen iradesine saygı duyulmasını da isteriz. Hakkaniyetli koşullarda seçim ve seçmen iradesi demokrasilerin tartışmasız en temel niteliğidir.”
Seçimlere yapılan itirazların niteliğinin seçim kanunlarının düzgün uygulanması konusunda herkesin kafasında soru işaretleri yarattığını belirten Özilhan, seçim kanununda ve uygulamadaki aksaklıkların seçimler sonrasında değil öncesinde giderilmesinin idarenin sorumluluğunda olduğuna dikkat çekti.
‘Demokrasinin kurallarına uyulmazsa başka bir şey olunur’
“Seçimlere şaibe düşmemesini sağlayacak olan da budur” diyen Özilhan, “Unutmayalım. Hukukun üstünlüğü ve demokrasisiz hiçbir şey olmaz. Ne ekonomi olur, ne de başka bir şey. Ve demokrasinin ilkeleri evrenseldir. Oraya ya da buraya özgü olmaz. Ya bu ilkelere uyulur ve demokratik bir rejim olunur; ya da uyulmaz ve başka bir şey olunur” ifadelerini kullandı.