Van Yabancılar Şubesi’nde polisten yediği dayak yüzünden beyin kanaması geçirerek öldüğü öne sürülen Afganistanlı mülteci Lütfullah Tacik hakkında yürütülen soruşturmada skandallara yenileri eklendi.
Radikal’den İsmail Saymaz’ın haberine göre Tacik’in şüpheli polisler tarafından götürüldüğü Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ait kamera görüntüleriyle bu görüntülere ilişkin üç polis tarafından hazırlanan ‘Görgü Tespit Tutanağı’nın örtüşmediği ortaya çıktı.
Ayrıca soruşturma dosyasının bir örneği, daha ifadesi bile alınmayan şüpheli polise emanet edildi!

Görüntüler farklı, tutanak farklı
Lütfullah Tacik, 16 Mayıs’ta Iğdır’ın Aralık ilçesinde jandarmanın yaptığı operasyon sırasında yakalanmıştı. Van Emniyet Müdürlüğü Yabancılar Şubesi’ne bağlı Geri Gönderme Merkezi’nde S.O. adlı polis memurunun Tacik’i ‘yaşını yanlış söylediği’ gerekçesiyle dövdüğü, gencin dövüldükten sonra beyin kanaması geçirerek 31 Mayıs’ta yaşamını kaybettiği öne sürülmüştü.
Van Valiliği, dayağın geçtiği ileri sürülen odada ‘kamera bulunmadığını, binanın diğer bölümlerinde de voltaj sorunlarından düzenli kayıt yapılamadığını’ belirtmişti.
Tacik’in ölümü sonrası İçişleri Bakanlığı tarafından müfettiş olarak atanan 3’üncü Sınıf Emniyet Müdürü Kenan Han, S.D., E.A. ve M.B. adlı üç polisin imzası bulunan 27 Mayıs tarihli tutanakta yazılanlarla kamera görüntülerinin çeliştiğini belirledi. Han, üç polisin görevini kötüye kullandığını belirtti.
‘Polisler sorumlu’ dedi
Aynı üç polisin, Tacik’in arkadaşlarının da ifadesini aldığı ve çocuklara “Şiddet görmedik” dedirttiği anlaşıldı.
Han ayrıca, Tacik’i darp ettiği iddia edilen polis S.O. ve arkadaşı H.Ö.Ö.’nün ‘görevi ihmal’ suçundan soruşturulmasını talep etti. Tacik’in hastaneye götürülmesinde geç kalındığını vurgulayan Han, polislerin sorumluluğu olduğunu ifade etti.
Han’ın raporunun Van Cmuhuriyet Savcılığı’na ulaşmasının ardından iki polis hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturma dosyası, bugüne kadar ifadesi alınmamış şüpheli S.O.’nun talebi üzerine 27 Haziran’da kendisine teslim edildi.
Afganistanlı çocuklar adına dosyayı müdahil olan Avukat Mahmut Kaçar, kendisine verilmeyen dosyanın şüpheli bir polise verildiğine dikkat çekerek “Bu, delilleri karartmaya dönük bir adımdır. Bu, şüpheliye ‘Dersini iyi çalış gel’ demek oluyor” dedi.