Ahmet Taşgetiren: Türkiye-Suriye ilişkileri gitgide 'Baba bir hırsız tuttum' meselesine dönüşmeye başlıyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

O kadar çetrefil bir coğrafya ki Ortadoğu.

Dost Katar’ın El Cezire televizyonu, Münbiç’le ilgili bir haberinde mikrofonu uzattığı bir kişinin ‘Amerikan varlığı bizi hem Suriye hükümetinden hem de Türkiye’den koruyor’ gibi sözlerine yer veriyor. Türkiye’nin Suriye’de ‘işgalci güç’ olduğu söylemleri tedavül ediyor bir süredir.

Türkiye’deki Suriyelilerin varlığına ilişkin tartışmaların geldiği seviyeyi de gözlemliyoruz. Taksim’deki yılbaşı gösterilerinden sonra.

Türkiye-Suriye ilişkileri gitgide ‘baba bir hırsız tuttum’ meselesine dönüşmeye başlıyor.

İlgilenmezseniz olmaz, 900 kilometrelik sınırınız var. Orada yuvalanan terör grupları var.

İlgilenseniz her türlü ufunetin kol gezdiği bir bataklığa dönmüş durumda.

Girdiniz çıkmak zor, kalmak zor, yarınları öngöremiyorsunuz. “Suriye’nin selameti için oradayız” deseniz, Suriye neresi, Suriyeli kim, Esed ne, İran ne, Rusya ne, farklı etnisitelerin, mezheplerin, dinlerin ilişki anaforu ne?

Ahmet Taşgetiren’in yazısı