sanat@diken.com.tr
Kitap raflarının karşısına geçip “Ne okusam?” diye düşünmek gündelik hayatın karmaşasından ve hızından kaçmak için yerinde ve keyif veren bir faaliyet. Ama kitapların çeşitliliği karşısında kararsız kalmamak elde değil. Kabul etmek lazım: Bir kitapta karar kılmak zor iş!
Diken bu hafta üç kitaba dikkatinizi çekiyor. Karar sizin. Şimdiden iyi okumalar.
Şu ırk meselesi: ‘Seri Sonu’

Man Booker ödüllü yazar Paul Beatty’nin kitabı Los Angeles’taki bir banliyöde doğup büyüyen bir siyahinin gözünden ırk ayrımı sorununu ele alıyor.
Bireysel yaşamın ince ayrıntılarından kolektif hayatın sekteye uğradığı anlara kadar ayrımcılıkla mücadele üzerine gerçekçi bir resim çizen ‘Seri Sonu’ ABD Anayasası, kent hayatı, insan hakları hareketi, baba-oğul ilişkisi ve ırk eşitliği ideali üzerine bir roman.
Eleştirmenlere göre kitabın ayırıcı özelliği kullandığı mizahi dil. ‘Siyahi Çin restoranı’ gibi, Zizekvari bir mizah. Kültürel varsayımları tersine çevirerek mevcut anlayışların ve önyargıların üzerine giden roman, toplumsal gerçekliği yansıtmanın aşırı dramatize bir dil kullanmadan da izlenim verilebileceğinin kanıtı niteliğinde.
İki şehrin hikayesi: ‘Şehri Şahsileştirmek’

Bu kitapta Hong Kong ile İstanbul’un geçtiğimiz otuz yıldaki küresel süreçlere eklemlenme çabalarını karşılaştırmalı olarak ele alan Asuman Sümer’in bir varsayımı var: “Bir şehri görebilmek için başka bir şehre ihtiyaç var.”
İstanbul’un başından geçenlere Hong Kong’un merceğinden bakmayı mümkün kılma çabasına girişen yazar yeni bir perspektif sunma iddiasında.
Hem bireysel izlenimlerden faydalanan hem de araştırmaya dayalı nesnel verilere sırtını yaslayan ‘Şehri Şahsileştirmek’ şehre dikkatle, ısrarla ve merakla bakmaya çalışan bir çalışma.
Biliminsanları romanlaşırsa: ‘Tabiata Giden Bütün Yollar’

Andrea Barrett’in bu öykü kitabı tamamen biliminsanlarının öykülerini anlatıyor; hem bilimsel yanlarını hem de insani yanlarını.
Mesela bilimsel merak ile para kazanma hırsı arasında bocalayan genç bir biliminsanı peşine düştüğü şey sayesinde yolunu bulmaya çalışıyor. Bir başkası ise aşk acısıyla yanıp kavruluyor. Bilimsel keşifte bulunan iki kadın biliminsanı ise erkeklerin egemen olduğu bu dünyada yer etmeye çalışıyor.
‘Tabiata Giden Bütün Yollar,’ biyoloji öğrenimi gören Barrett’in kitaplarda gördüğü, iz bırakan biliminsanlarını öykülerinde canlandırıyor.