Siyasi partilerin Ankara’da ittifak görüşmelerindeki her yol alışı, Anadolu’da bir kıpırdanmaya neden oluyor…
Bir kesimde rahatsızlık ve burukluk yaratırken, diğer kesimde kaygılı sevince yol açıyor.
Bunu ileri sürmemin nedeni bir haftadır Anadolu’nun farklı illerinden siyasi partilerin il, belediye veya ilçe başkanları ile yaptığım telefon sohbetleri.
Konuşmalarımdan yola çıkarak şunu ileri sürebilirim ki, partiler çatıda ne anlaşmaya varırsa varsın, sandığa oyun nasıl gideceğini yereldeki gönüllerin hareketi tayin eder…
Dolayısıyla hangi partinin hangi bölgedeki başkanlığı kime bıraktığından çok, seçmenin ortak vicdani kanaati oya yön verir.
Yani, yerelin dinamik gücü, genel merkezlerin bin bir pazarlık sonucu elde ettiği tahakkümünün önünde olur.
Genel merkezler hangi il üzerinde uzlaşırsa uzlaşsın, son tahlilde o bölgede seçmenin kimin üzerinde uzlaştığı önem kazanacak.
Hangi kamuoyu şirketinin, hangi adayı öne çıkarmak veya parlatmak için manipüle edilmiş anketleri de bu kez algıları yönetemeyecek…
Daha ilerisini söyleyeyim, ittifak için uğraşan her dört partinin seçimde dip dalga ile karşılaşma olasılığı da bu seçim yüksek.
Yani hangisinin umulmadık başarı yakalayıp, hangisinin sıfır noktaya düşeceğinin ne bir verisi, ne de garantisi var…