Ali Bulaç: Bugün Hizmet'i eleştirmek AKP'nin 2007'deki kapatma davasını desteklemekle aynı şeydir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Hizmet’e göre ta 2004’te hazırlanan “Cemaat’i bitirme” planı uygulanıyor. Medya ve başka kanallardan nefs-i müdafaa halinde Hizmet kendini savunuyor.

Eğer “sahte delil ve belge üretilmeyecekse”, Hizmet’i suçlayanların elinde kalan tek delil Hizmet’e yakın medyanın süren muhalefeti, bağırması çağırmasıdır.

“Kahırdan lütuf doğar” denmiştir. Bu dramatik olaydan herkes kendince ders çıkarmalıdır. Ben AK Partililerin gerekli dersleri çıkaracaklarına inanıyorum. Hizmet de elbette yaşadığı tecrübe üzerinde enine boyuna düşünecektir. Bugün iki sebepten dolayı Hizmet’i eleştirmiyorum.

Türkiye’de ve Ortadoğu’da “içeriden destekli uluslararası bir operasyon”un yürütülmekte olduğunu düşünüyorum. AK Parti’de “küçük bir klik” partinin kumanda merkezinde etkin roller üstlenmiş bulunuyor.

Operasyona Hizmet’ten başlandı, cemaat bir anda kendini operasyonun içinde buldu. Diğer cemaat, dini gruplar ve AK Parti de kapsam içindedir. Uluslararası güçler “Ilımlı İslam”dan vazgeçip ulusal devletler eliyle dindarlara karşı darbe operasyonları yürütüyor. Körfez’den Mısır’a ve Türkiye’ye genel süreç işliyor.

Hizmet, tam boğazı kesilmek üzere sunak taşına yatırılmışken “Sen zaten şu şu hataları yaptın” demek ulusal ve küresel ilahlara kurban sunan kasaplara yardım etmek olur.

Nasıl 2007’de AK Parti hakkında kapatma davası açıldığında “Zaten sen şu hataları yapmıştın, önce hesabını ver” demek kapatma davasını desteklemek idiyse, bugün de operasyona maruz kalan Hizmet’i eleştirmek aynı şeydir.

Ali Bulaç’ın yazısı