Mustafa K. Erdemol: Erdoğan sevilecekse Allah korkusu olmadan da sevilmeli, değil mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Harran Üniversitesi Rektörü Prof. Taşaltın’ın bu tür kelamlar eden tek kişi olduğu sanılırsa ciddi bir yanılgıya düşülmüş, AKP’nin kendisine çok uygun “itaatkâr” tipini yaratmış olduğu gözden kaçırılmış olur. Daha bu “tip”in Yasin Aktay’ı, Cüppeli Ahmet’i, Hüseyin Şahin’i, Oktay Saral’ı, Fevzi Arslan’ı var.

Yani Taşaltın denen zatı bu tür kelamlar eden tek kişi görmek doğru değil. Tüm bu adı geçenler, inandıkları dinin peygamberinin “sizi övenin yüzüne toprak atın” öğüdüne aldırış etmeyen “tipler”.

AKP tarzı itaatkârlar bunlar. İmanlının ibadet, ümmet gibi kavramlarıyla adeta alay ediyorlar görüldüğü gibi. Bunlar için birinin değerli sayılması, onun kutsallaştırılmasıyla mümkün. Recep Tayyip Erdoğan’a herkeste rastlanabilecek erdemler yüklemek bu insanlar için yeterli değil anlaşılan. Adı geçen, mutlaka kutsallaştırılmalı.

Bu kutsallaştırmada Genel Başkan’a duyulan sevginin din emri olduğu iması var. Sevginin kalp kaynaklı hür bir iradeden çok, ilahi “otoriteye” (dine) bağlanması demektir bu. Allah’tan korkmak kötü olmayabilir ama Erdoğan sevilecekse Allah korkusu olmadan da sevilmeli, değil mi?

Mustafa K. Erdemol’un yazısı