MİNEZ BAYÜLGEN
bayulgenminez@gmail.com
Dünya şu sıra İstanbul’da kaybolan Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın akıbetini soruşturuyor. Kaşıkçı neden Türkiye’de kayboldu? Suudi Arabistan Kaşıkçı vakasıyla Türkiye’ye bir mesaj mı veriyor? Kaşıkçı’nın durumu bölgedeki ülkeler arasındaki ilişkileri etkiler mi?
Merak edilenleri Ortadoğu uzmanı gazeteci Hüsnü Mahalli ile konuştuk.
Dokuz gün önce ülkesinin İstanbul’daki konsolosluğuna giren ve bir daha çıkmayan Suudi Arabistanlı gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın başına ne geldiği, sağ olup olmadığı henüz netleşmedi. Kaşıkçı vakası için “Asıl hedef Erdoğan” diyorsunuz. Erdoğan ve Kaşıkçı olayı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?
Kaşıkçı, cumhurbaşkanının arkadaşı. Henüz öldürülüp öldürülmediğini bilmiyoruz ama… Ben sizin arkadaşınızı öldürürsem, size açık bir mesaj vermiş olurum. Cumhurbaşkanı gibi böylesine önemli bir kişinin, yine bir o kadar önemli bir arkadaşını öldürmek “Bak, senin ülkende birini öldürüyorum ve sen hiçbir şey yapamıyorsun” anlamına gelir.
‘Bu bir Katar’dan uzak dur uyarısı’
Peki, S. Arabistan, Erdoğan iktidarına nasıl bir mesaj veriyor?
Suudi Arabistan aslında Türkiye’ye birkaç tane mesaj veriyor. Örneğin, Türkiye’nin Katar’ın yanında yer almasının intikamı Kaşıkçı olayı ile alınıyor ve Türkiye’ye bu yolla “Katar’dan uzak dur” deniyor.
‘S. Arabistan ‘Müslüman kardeşleri bulur öldürürüm’ diyor’
Bu kaçırılma/ yok edilme ya da cinayet neden İstanbul’da yaşandı, gazeteci neden buraya yönlendirildi? İstanbul’un özel bir anlamı mı var?
Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerden kaçan Müslüman Kardeşler mensuplarının ve diğer Arap muhaliflerin toplandığı yer İstanbul. İşte Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye mesajlarından biri de bu… “Sen Müslüman Kardeşler’in tamamını İstanbul’da barındırıyorsun. Ama bak, ben İstanbul’da da bunları bir güzel buluyor ve öldürüyorum ya da kaçırıyorum” diyor.

‘Müslüman kardeşlerin merkezi artık Türkiye’
Müslüman Kardeşler zayıflamadı mı? Hala iktidara gelme ümidi mi taşıyorlar?
Hayır, bitti. Bitti ama Türkiye, Müslüman Kardeşler üzerinden bölgede ve İslam aleminin tümünde “Ben sizin liderinizim” rolüne devam ediyor. İşte bu yüzden dünyadaki bütün Müslüman Kardeşler İstanbul’da toplanıyor.
Faaliyetleri devam ediyor mu peki? Nasıl muhalefet yapıyorlar? Türkiye’de nasıl yaşıyorlar?
En az iki bini medya sektöründe, 10 tane televizyon kanalları var. İnternet yayınları ve radyolara da sahipler. Sosyal medya hesapları var, kendi ülkelerinden sosyal medyaya girişleri yok, muhalif kampanyaları buradan yürütüyorlar.
Müslüman Kardeşler’e mensup kaç kişi Türkiye’de ikamet ediyor?
Beş bin kişi civarında oldukları söyleniyor.
Müslüman Kardeşler’in asıl finansörü, arkalarındaki güç hala Katar mı?
En büyük sermayedar Türkiye. Katar da var elbette.
Müslüman Kardeşler’in merkezi, lider kadroları hepsi Türkiye’de mi?
Evet, hemen hemen hepsi burada.
‘Türk-Arap Medya Derneği diye bir dernek yok!’
Cemal Kaşıkçı ile ilgili detayları Türk-Arap Medya Derneği Başkanı Turan Kışlakçı anlattı ve Kaşıkçı’nın çok vahşice öldürüldüğünü duyurdu. Kışlakçı’ya bu bilgiler nasıl gitti?
Bakın, bir kere böyle bir dernek yok. Arap gazeteciyim ve ömrümde Türk-Arap Medya Derneği diye bir yer duymadım. Turan Kışlakçı diye bir adam, Kaşıkçı cinayetinin detaylarını kameralarının karşısına geçmiş anlatıyor. Kimdir bu? Tanıyan yok. Hem bu derneği, hem de bu kişiyi soruşturdum… Kimse de tanımıyor.

Sizce ne tür faaliyetler içeren bir dernekten bahsediyoruz?
Bu Müslüman Kardeşler’i bir araya getiren bir dernek. Başkanı Turan, Kaşıkçı’nın aile dostu. Hatta bir iddiaya göre Kaşıkçı’yı nişanlısı ile tanıştıran da Turan. Kaşıkçı, AKP’li Yasin Aktay’ın da çok yakın arkadaşı. Zaten Kaşıkçı’nın AKP içinde tanımadığı insan yok.
‘Kaşıkçı, Türkiye’de Müslüman Kardeşler toplantıları yaptı’
Kaşıkçı, AKP iktidarındaki isimlerle nasıl bu kadar yakın ilişki kurmuş?
Hepsi Müslüman Kardeş çünkü. Kaşıkçı, Türkiye’de konuşlanan tüm İslam ülkelerinden gelen muhalif ve Müslüman Kardeşler’le burada sürekli toplantılar, görüşmeler yapar. Ciddi bir örgüt işindedir. Çok karanlık bir isimdir.
Suudi Arabistan’ın tehditlerine dönersek… Suudiler tehdit mesajlarını tek başına mı yoksa ABD ve İsrail ile anlaşmalı olarak mı veriyor?
Suudi Arabistan’ın böyle şaibeli kaçırma ve öldürme olaylarında yardıma ihtiyacı yoktur. Yandaş basındakilerin,”MOSSAD ve CIA de bu işin içinde” tarzında komplolar üretmesine gerek yok.
‘Erdoğan iktidarı S.Arabistan’a tepki gösteremeyecektir’
Peki iktidar, Suudi Arabistan’ın bu mesajını aldı mı sizce?
Elbette almıştır. Erdoğan iktidarının, Suudi Arabistan’a bir tepki gösterebileceğini sanmıyorum. Belki de Trump’ın reaksiyonu bekleniyordur.

Nasıl yani?
Trump çıkar “Kaşıkçı, Suudi Arabistan tarafından öldürüldü” derse, uluslararası baskı da oluşacağından, Türkiye de buradan güç alabilir ve bir şeyler söyleyebilir. Ancak AKP, Suudi Arabistan ile yine de geri dönüşü olmayan bir yola girmez.
Suudi Arabistan bu cinayeti/kaçırma olayını ABD’de de yapabilir miydi?
Yapardı. Ülkeler, taktiksel ve stratejik olarak böyle işlere girişir. Medyada bir süre tantana çıkar üç gün sonra da unutulur. Lübnan eski başbakanı Refik el Hariri 2005’te katledildi. Herkes Esad’ı suçladı. Birleşmiş Milletler bile Suriye aleyhinde kararlar çıkarttı. Peki sonra ne oldu? Unutuldu gitti.
‘Türkiye, S. Arabistan ile ilişkiyi bozmayı göze alamıyor’
AK Partili Yasin Aktay önce Kaşıkçı’nın S. Arabistan devleti tarafından öldürüldüğünü söyledi. Birkaç gün sonraysa Suudi medyasına, olaydan S. Arabistan’ı sorumlu tutmadığını açıkladı ve “Bizim kendi derin devletimizle sorunlarımız var” dedi. Bir gün sonra bu düşüncesinden de vazgeçti ve derin devlet derken Türkiye’nin değil Suudi derin devletini işaret ettiğini açıkladı. Aktay neden durmadan söylem değiştiriyor?
Türkiye, S.Arabistan ile ilişkileri bozmayı göze alamıyor da ondan. S.Arabistan İslam aleminin ‘lideridir’. İslam İşbirliği Örgütü’nün de merkezi konumunda. Mekke ve Medine’nin orada olması onlara her zaman psikolojik bir üstünlük sağlıyor.
Yani?
Yani Suudi Arabistan ile Türkiye’nin fiili olarak düşman kamplara ayrılması dünyadaki bütün İslamcıları tartışmaya sürükler. Bölgede büyük bir olaya dönüşür. Erdoğan çıkıp “Katil Suudi Arabistan Prensi” dediği anda film kopar.

Bu durumda Türkiye, arka planda Suudi Arabistan ile pazarlık mı yapıyor sizce?
Evet, bence pazarlık yapıyor. Suud ailesiyle karşı karşıya gelmek o kadar kolay değildir.
‘Kaşıkçı’nın muhalif bir gazeteci olduğu palavra’
Kaşıkçı’nın muhalif bir gazeteci olduğu söyleniyor. Kaşıkçı kime muhalifti?
Ne muhalifi, palavra bunlar! Bize muhalifmiş gibi yutturmaya çalışıyorlar. Kaşıkçı emperyalizmin uşağıdır. Suudi Arabistan Prensi’ne “Reform yap” diyor, o kadar… Yoksa krallığa çok yakın bir adamdır.
Bugünkü Suudi yönetimiyle sorunları olan bir gazeteci değil mi Kaşıkçı?
Suudi iktidarıyla ters düşmesinin basit bir nedeni var. Hatırlayın Prens Muhammed Bin Salman başa gelir gelmez, 250 işadamını bir otele kapattı. İçlerinde dünyanın sayılı zenginlerinden El Velid Bin Talal da vardı. Kaşıkçı da Talal’ın medyasında çalıştı, yakın dosttular. Yani Kaşıkçı’nın ‘muhalifliğinin’ tek nedeni, “Dostumu (Talal) neden alıkoyuyorsunuz” serzenişiydi, bu kadar. Kaşıkçı çıksın “Suudi Arabistan’daki iktidar kötü” desin de görelim.
Türkiye’nin en yakın dostu Katar, Kaşıkçı vakasında sessiz duruyor. Türkiye-Katar ilişkileri hala güçlü mü?
Katar ve diğer körfez ülkeleri çok kurnazdır. Böyle karanlık tartışmalardan uzak durmaya çalışırlar. İlişkiler iyi çünkü arada kişisel ve parasal münasebetler var. Biliyorsunuz, bir zamanlar Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn gibi ülkeler Katar’a darbe yapacak ve Katar Şeyhi Tamim Al Sani’yi indireceklerdi. Türkiye, Katar’a Türk askerini yolladı ve Tamim’i korudu. İşte bunu Suudiler affetmez.
‘Suudiler, Osmanlı’dan da, Türklerden de nefret eder’
Neden?
Çünkü Suudilere göre Katar, Suudi Arabistan’ın bir parçasıdır. “Türkler, bir yabancı olarak gelip bizim aşiretler arası ilişkilere nasıl girer” diye düşünüyorlar. Zaten ortada tarihsel bir nefret de var. Suudi Arabistan Osmanlı’dan da, Türkiye Cumhuriyeti’nden de, Türklerden de nefret eder. 1750’li yıllarda Osmanlı’ya karşı ilk ayaklanan kesim Suud ailesidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, eski kral Abdullah bin Abdülaziz ile arası çok iyiydi. Hatta ölümünün ardından Türkiye’de yas ilan edilmişti. Erdoğan’ın veliaht prens ile arası iyi değil mi ki Kaşıkçı vakası ile tehdit ediliyor?
Evet S. Arabistan, Türkiye ve bölgedeki diğer ülkeler Arap Baharı sürecinde Suriye’de hep birlikte hareket etti. O zamanlar aralarında bir sıkıntı yoktu. Ta ki bir buçuk yıl öncesindeki Katar olayına dek.
‘Kaşıkçı S. Arabistan’da ortaya çıkabilir’
Sizce bu cinayet açığa çıkacak, sorumlular hesap verecek mi?
Bu cinayet ile ilgili kafamda hala soru işaretleri var. Kaşıkçı bir süre sonra Suudi Arabistan’da ortaya çıkıp “Yanlış anlaşılma oldu, şimdi her şey yolunda” gibi bir açıklama da yapabilir.

Neden Kaşıkçı’nın öldürülmemiş olmasına ihtimal veriyorsunuz?
Arap yönetimlerinin böyle çok ilkel oyunları vardır. Bir de Suudiler çok rahat, geniş geniş “Geldi konsolosluğa çıktı ve gitti” diyorlar. E, Türkiye, S. Arabistan’a bir tavır koymuyor, tepki de göstermiyor.
Kaşıkçı’nın sağ olması da ölü olması da artık Türkiye için bir sorun haline mi geldi? Bu iş nasıl çözülecek?
Kaşıkçı Türkiye’den çıkmazsa zaten Ankara suçlu olacak. Türkiye’ye “Bu adam senin ülkene girmişti. Bu adamı Suudi Arabistan’a nasıl kaçırdılar? Sen bunu nasıl yakalayamadın?” soruları peşi sıra gelecek. S. Arabistan için de Türkiye için de tek bir formül var gibi geliyor.
Nedir o?
Bir bakmışız adam, S. Arabistan’da ortaya çıkıp basın toplantısı düzenleyecek ve “Ben buraya kendi irademle geldim” diyecek. Bu şekilde hem Türkiye’yi hem de Suudileri kurtarmış olacak.
‘Kaşıkçı öldüyse Arap turistlere Türkiye’ye seyahat yasağı konur’
Türkiye’yi en çok Arap turistler ziyaret ediyor. Kaşıkçı infaz edilmişse, bundan böyle Araplar can güvenliklerinden endişe edip, Türkiye’ye gelmeyi keser mi?
Keserler, hiçkimse gelmez. Zaten S. Arabistan, vatandaşlarına Türkiye’ye seyahat yasağı getirir. BAE için de aynı şey geçerli olur.
Kaşıkçı olayıyla ilgili S. Arabistan’da neler konuşuluyor?
Sosyal medyada Kaşıkçı’nın nişanlısı için çok şey yazılıp çiziliyor. MİT’in bir ajanı olduğu ve bu olayın bir tezgah olduğuna dair pek çok iddia var.
‘Kaşıkçı korkusuyla S.Arabistan’da muhalifler temizlendi’
Kaşıkçı vakası ile Türkiye’ye söylenmek istenenleri anlattınız. S. Arabistan, Türkiye’deki bu vakayı kullanarak kendi ülkesine de mesaj veriyor mu peki?
Kraliyet ailesi içinde bir sorun var. Kaşıkçı ile birlikte kraliyet ailesinde artık hiç kimsenin gıkı dahi çıkamaz ve biat ederler. Yani bu, onlara karşı da bir gövde gösterisi aslında. S. Arabistan topraklarında ne kadar muhalif varsa, bu olayla hepsi korkuyla temizlenmiş oldu.
‘Suudiler bundan sonra Türkiye’ye her şeyi yapabilir’
“Kaşıkçı hikayesi bu pisliğin çok küçük bir parçasıdır” diyorsunuz. Büyük pislik nedir?
Kaşıkçı olayı da dahil Türkiye’nin Ortadoğu’daki tüm hataları ve bölgedeki yalnızlığının tek nedeni 2011’deki Arap Baharı sürecinde Suriye’ye bulaşmasıdır.

“Suudiler daha da ileri gidebilir” diyorsunuz. Türkiye’de Müslüman Kardeşler infazları mı yaşanır yani?
Yok, Kaşıkçı olayı daha çok sıcak. Ancak Suudiler, çok kindar ve gaddarlardır. Aklınıza gelebilecek her şeyi yapabilirler.
‘Suudiler YPG’yi ve İsrail’i Türkiye’ye karşı kışkırtabilir’
Ne yapabilirler mesela?
Suriye özelinde YPG’ye yardımlarına devam ederler. Yahudi lobileriyle araları iyidir, onları Türkiye aleyhinde provoke edebilirler. İsrail ile kışkırtır ve Doğu Akdeniz’deki gaz meselesinde İsrail’in yanında dururlar. Suudiler, Pakistan ile yakındır, yine Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkiyi gerginleştirebilirler…
Kaşıkçı vakası ile Suriye politikası arasında nasıl bir bağlantı var?
Türkiye ve S. Arabistan Suriye’de anlaşamıyor. Türkiye, ÖSO ve Müslüman Kardeşler gibi örgütleri destekliyor. Suudi Arabistan elini Suriye’den çekti. Şimdi bütün cihatçılar İdlib’de toplandı. Yani Türkiye’nin kucağına cihatçı sorununu koyup gittiler. Ankara’yı oyuna getirdiler. Türkiye ise hala oyuna geldiğinin farkında değil.
‘Beş bin cihatçının Türkiye’ye geldiği söyleniyor’
Türkiye medyası İdlib’deki cihatçıların bir kısmının ağır silahlarını bıraktıklarını duyuruyor. Ancak bu cihatçıların nereye gittiği söylenmiyor. Siz Arap medyasını yakından takip ediyorsunuz. Bu cihatçılar nereye gidiyor?
Arap medyasına göre bir kısım yabancı cihatçılar Türkiye’ye geldi. Sayılarının beş bin civarında olduğu yazılıyor. Türkiye’nin önünde üç gün var. İdlib’de geride en az 15 bin radikal İslamcı daha var. Bakalım Türkiye onları nereye götürecek? Bence, S. Arabistan ve Körfez ülkeleri yakında Suriye ile barışır. Türkiye’ye gıcıklık olsun diye yapacaklar hem de bunu.
‘Türkiye, Müslüman Kardeşler’i kullanıyor’
Katar da barışır mı?
Katar da gidip Esad ile barışacak göreceksiniz.
Türkiye’nin Ortadoğu politikasında bir değişiklik var mı?
Yok, maalesef Türkiye’nin Ortadoğu politikası hiç değişmedi. Bu bir ideoloji meselesi. Türkiye, İslam aleminin liderliğine oynuyor. Kullandıkları araçsa Müslüman Kardeşler.
Müslüman Kardeşler bu kadar zayıflamışken, Türkiye Ortadoğu’nun liderliğini nasıl üstlenecek?
Size, bana göre zayıfladı… Ama Türkiye için aynı görüş hakim değil. Bugün Türkiye’nin her yerinde her hafta bölgesel ve uluslararası düzeyde Müslümanlara yönelik etkinlikler düzenleniyor.
‘Binlerce Müslüman Kardeş Türkiye’de ordu, polis içinde eğitiliyor’
Nasıl?
İslam aleminden binlerce insan Türkiye’de eğitim görüyor ve bunların parasını Türkiye ödüyor. Üniversitelerde, maliye, dışişleri bakanlıklarında, poliste, orduda… Getiriliyorlar, eğitilip yollanıyorlar. Sadece Somali’den sekiz bin kişi geldi.