Bir gerçeği tam olarak teşhis etmeden bir yere varamayız: Yaşadığımız, Türkiye olarak, ilk, özel sektör üzerinden kurgulanmış bir manipülasyon, bir saldırıdır.
Bundan önceki krizlerin tamamı, kamu maliyesinden kaynaklanıyordu, emperyalizm bir konuyu çok iyi biliyor,“kamu (yani devlet) batmaz ama özel sektör batar…” O battığı an, işsizlik sokağı hareketlendirir ve emperyalizmin kurguladığı kaos ortamı doğar.
Türkiye’nin bu olaya “güçlü kamu maliyesi” ile yakalanması önemlidir: Asla, sosyal destek bütçelerinde tasarrufa gitmeyin!.. Aksine, sağlık, eğitim, gıda güvenliği ve işsizlik tazminatı alanlarında daha geniş bir çalışmayı derhal devreye sokun.
IMF’yi vatan topraklarından ilelebet kovmuş bir toplum, onun reçetelerine benzer “kemer sıkma politikaları” ile değil, aksine “sosyalist uygulamalara kapı açarak” bu beladan kurtulabilir.