Mustafa Ünal: Seçilmek kolay, zor olan cumhurun başkanlığını yapabilmek

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Ben de Erdoğan’ın Çankaya’yı hak ettiğini söylemek isterim ama son dönemdeki üslubuna rezerv koyarak… Çankaya, Başbakanlık gibi kavga makamı değil. Aksine cumhurbaşkanının görevi kavgaları sonlandırmak, anlaşmazlıkları gidermek, kurumların ahenk içinde çalışmasını sağlamak.

Kavga Erdoğan’ın siyaseti. Ustalık dönemindeki söz ve üslubu toplumu kutuplaştırdı. Dozu giderek artırdı. Muhalif hiçbir sese tahammül edemedi. Rakip, muarız değil düşman belledi. Sadece dışarıda değil içeride de yalnızlaştı. Kendisini sadece destek gördüğü kitleyle sınırladı. Adaylık konuşması yaparken ‘paralel’ dedi, ‘kirli yapı’ dedi.

Paralel yapı ne hukuken ne de siyaseten tanımlanabilmiş değil. İlk Abdullah Öcalan’ın söylediği, AK Partililerin devam ettirdiği bir itham ve yaftalamadan ibaret.

“Toplumun ne kadarı Erdoğan’ın şahsında kendisini hissedebilecek?” meşru bir soru. Seçilmek kolay, zor olan cumhurun başkanlığını yapabilmek. Erdoğan’ın Çankaya kararı kendisi için de siyaset için de Türkiye için de dönüm noktası. Yeni bir dönemin eşiğindeyiz…

Mustafa Ünal’ın yazısı