Ruşen Çakır: Erdoğan'ın stratejisi Cemaat'i karşısına, Kürtleri yanına almak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Erdoğan’ın ilk turda seçilmesinin çok zor olduğu kanısındayım.

Bu görüşümün önde gelen dayanağı HDP’nin beklendiği gibi Eşbaşkan Selahattin Demirtaş’ı Köşk için aday göstermesidir. Çünkü Demirtaş günümüzde sadece Kürt siyasi hareketinin (KSH) değil genel olarak Türkiye’deki siyasetin parlayan yıldızlarından biri. Onun adaylığıyla KSH, yüzde 10 barajı gibi bir dert de olmayacağı için, belki de ilk kez gerçek oy potansiyelini sandıkta ölçme imkanına kavuşmuş oluyor.

Normal olarak CHP’ye oy vermeyi düşünen sola yatkın bazı seçmenlerin de İhsanoğlu’na tepki nedeniyle en azından ilk turda oy vermesi halinde Demirtaş pekala parlak bir sonuç alabilir.

Çankaya yarışında belirleyici gücün HDP seçmeni olduğu çok net ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun bu kesimden oy alabilmesi çok zor gözüküyor. O zaman geriye Gülen cemaati kalıyor. Acaba Cemaat 30 Mart’ta yapamadığını bu sefer yapıp Çankaya seçimlerinde Erdoğan’ı yenmeyi başarabilir, diğer bir deyişle İhsanoğlu’nun kazanmasını mümkün kılabilir mi?

Çok ama çok zor olduğu muhakkak ama Erdoğan’ın bu seçimden de galip çıkması halinde, çoktan baş düşman ilan etmiş olduğu Cemaat’i çok daha kötü günlerin beklediği muhakkak. Bu yüzden Cemaat’in Erdoğan’ın seçilmemesi için elinden geleni yapması beklenir.

Ruşen Çakır’ın yazısı