Çözüm Süreci’nin bu kadar nefret ve tepki çekmesine şaşırmayınız. Kürt ve PKK konusunun, oluk oluk akan kanın bir tür yaşam biçiminin (imtiyazların) garantisi olduğunu epeydir yazıyoruz.
İki yıldır ‘Çözüm Süreci’nin yasal güvencesi ve Meclis katkısı yok’ diye Erdoğan’ın diktatörlüğü kampanyasına malzeme taşıyanlar, 1915’in 100. yılı için cephane biriktirmek adına Ermeni kesilenler, taziye ve Çözüm Süreci yasası somutlaştığında, bunları önemli görmenin ‘yandaşlık’ olduğunu ilan edebiliyorlar. 19 aydır gençlerimizin ölmediğini hatırlatanları da ‘demagog’ olmakla suçluyorlar. Erdoğan’ı sert konuşmakla itham edenler, bir zihin çürümüşlüğü ile insanları yüzde 65’ini kontrol ettikleri gazeteleri ve profesyonel tetikçilerini çalıştırdıkları sosyal medyalarında linç ettiriyorlar. Beceremeyip gazeteleri kapandığında da utanmadan demokrasi ve basın özgürlüğü ağıtları yakıyorlar.
İşte bu çürümüş zihniyet Çankaya seçimlerinde umuyorum ki tarihi bir yenilgi alacak. Çankaya ilk defa halkın iradesine geçecek. Vesayet bir kalesinden daha olacak. Cumhurbaşkanını ilk kez halk seçecek ve cumhurbaşkanının bu geçiş sürecinde hükümetle uyumlu çalışacak olması bu tabloyu tamamlayacak Erdoğan türü halkın iradesine ihanet etmemiş bir liderin bu makama geçmesi, Yeni Türkiye’nin kapısını aralayacak.