Taha Akyol: Hâkim 'bizden' olursa yaşadık, 'sizden' olursa eyvah!

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Yargıda devrim gibi köklü bazı değişiklikler yapan kanun çıktı fakat kamuoyunun fazla dikkatini çekmedi, tartışılmadı bile. Yargıyı yeniden yapılandırmak bakımından, bölge mahkemelerinin kurulması olumludur, fakat Yargıtay’da dairelerin yeniden düzenlemesini ve soruşturmaların yeni kurulacak ‘sulh hâkimliği’ sistemine bağlanmasını hayli sorunlu buluyorum.

Yüz elli yıllık sulh mahkemeleri kapatılıyor! Üyeleri sıfırdan HSYK tarafından atanacak yeni “sulh hâkimliği” diye bir kurum oluşturuluyor. Soruşturmalarda gözaltı, arama, tutuklama, malvarlığına tedbir, yurtdışı yasağı, takipsizliğe itiraz gibi bütün adli işlemleri bu yeni atanacak hâkimler yapacak. Bu hâkimler herhangi bir soruşturmayı, mesela bir yolsuzluk soruşturmasını, yahut örgüt soruşturmasını ciddiyetle yürütebilecekleri gibi, kapanmasını da sağlayabileceklerdir. Eskiden çeşitli hâkimlerin rol aldığı soruşturma işlemlerini şimdi tek “sulh hâkimi” yapacak. O tek hâkim “bizden” olursa yaşadık, “sizden” olursa eyvah!

Kapatılan sulh mahkemesinin mevcut hâkimleri yeni “sulh hâkimliği” görevlerine belli bir ölçüte göre atanacak olsaydı bir şey demek mümkün olmazdı. Fakat soruşturmaları yönetecek olan bu yeni sulh hâkimlerini, sil baştan,
HSYK’nın 1. Dairesi atayacak… Soruşturmalarda en kritik kararları verecek olan “sulh hâkimleri” de böyle “3’e karşı 4” oy yapılanmasıyla atanırsa, yargı bağımsızlığı büyük bir darbe yemiş olacaktır! Özellikle belirli merkezlere “özel nitelikli” birkaç tane “sulh hâkimi” atamak bunun için yeterli olacaktır!

Taha Akyol’un yazısı