Altı 'Big Chefs' üstü 'Kent Terası': Tarihi Fiskaya Şelalesi'nin canına okundu!

 

İnşaat sektörü Türkiye’nin birçok şehrinde olduğu gibi Diyarbakır’da da engel tanımıyor.

Halil Aydın’ın geremol.net adlı sitede yer alan yazısına göre, Dicle Vadisi Projesi’nin şu günlerde en fazla göze batan kötü sürprizi, tarihi Fiskaya Şelalesi’nde açılış yapan ‘Big Chefs’ adlı restoran zinciri.

Kırklar Dağı’nda beton binalar, Suriçi rantsal dönüşüme teslim

Yazıda, Kırklar Dağı’nda beton binalar yükseldiği, Suriçi’nin ‘rantsal dönüşüme teslim edildiği’,  Hevsel Bahçeleri’nin yapı rezerv alanı ilan edilip ağaçların ODTÜ’de olduğu gibi kesildiği hatırlatıldıktan sonra şöyle denildi:

Big Chefs3

“Fiskaya Şelalesi yıllar önce Dicle Nehri’ne karışan coşkun bir şelale olmasıyla bilinirdi. Kimi altyapı ve üstyapı çalışmalarıyla bu şelale kurutuldu. Doğal olarak şelalenin en tepesi tüm Dicle Vadisi’nin seyir tepesi işlevini almıştı.

Dicle Vadisi Projesi’nin 1. etabı Fiskaya Şelalesi’nin temeli 2011 Haziran ayında atıldı. Bir yıllık çalışmalar sonunda Diyarbakırlıların hafızasında geçmişteki görkemine yeniden kavuşması beklenen Fiskaya Şelalesi’nde suyun yeniden akacağı vaat edilmişti. İroniktir, halen tek bir damla su akmış değil.

Temel atma törenine o dönem Karacadağ Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. İlhan Karakoyun, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Remzi Can, Çınar ve Sur belediye başkanları katılmıştı.”

Dicle Vadisi Projesi’nin 1. Etabı Fiskaya Şelalesi’nin ardından diğer etapların da kamulaştırma ve kaynak temini şeklinde uygulanmasına devam edileceği belirtilmişti.”

Çanlar Dicle Vadisi için çalıyor

Aydın’a göre, bu tabloya bakınca olayın ticari bir amaç içerdiği ve Dicle Vadisi’nin doğal peyzajına, bitki örtüsüne, canlı türlerine, flora ve faunasına yönelik tahribat çanlarının çaldığı ortada.

Yazıda şu bilgilere de yer verildi: “Finans eksenli geliştirilen bu projeyi Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın yanı sıra Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası da destekliyordu. Fiskaya Projesi tanıtılırken, toplam 12 bin metrekarelik alanda peyzaj düzenleme çalışmasını içerirken 974 m2 alana sahip iki gölet, kafe binası ve kent terasını içeren projeyi destekleyen Karacadağ Kalkınma Ajansı ise 858 bin liralık kaynak sağlamıştı. Böylelikle Fiskaya Projesi’ne ajans tarafından 2010 Yılı Turizm Altyapısı Mali Destek Programı kapsamında 858 bin liralık hibe desteği verildi.”

Fiskaya Projesi’yle birlikte ajans tarafından Diyarbakır’da 12 turizm projesine mali destek sağlandığını hatırlatan Aydın, bu tarz proje ve uygulamaların artmasının beklendiğini yazdı.

‘Kent Terası’ mı!

Aydın, camdan kafesi andıran kafe tasarımına Fiskaya yerine ‘Kent Terası’ ismi verilmesini devletin Kürdistan’daki köy ve yerleşkelerin ismini değiştirmesine benzeterek  ismin hiç tutmadığını kaydetti.

“Yukarda ‘Kent Terası’ ve aşağıda ‘Big Chefs’ isimleriyle, ticari amaçlı yapılan bu yapıların özellikle tarihi Fiskaya Şelalesi’nin siluetini ve doğal peyzajını bozduğu ve zarar verdiği yadsınamaz bir gerçek” diyen Aydın şu yorumu yaptı:

“Bir toplumun inanç, tarih, kültür ve yaşam alanlarının bulunduğu köy ve kentlerini imar denen post-modern yapısal uygulamalarla kirletmek o toplumu asimile etmenin ta kendisidir. Bunun adı gelişme değil, açıkça kentsel ve mekânsal asimilasyondur. İstanbul’da bir gökdelen yükseldiğinde tarihi siluetin bozulması sebebiyle nasıl ki o inşaat durduruldu, Fiskaya’nın altında ve üstünde yapılan bu ticari yapıların da acilen kaldırılması gerekmekte. Fiskaya’nın tarihi dokusu ve değerleri Kürt halkına özür niteliğinde iade edilmeli.”

Görev başına

Yazının sonunda, Fiskaya sakinleri başta olmak üzere tüm Amed (Diyarbakır) yurttaşları, ekolojistler, siyasi partiler, akademisyenler, STK ve dernekler ‘tarihsel, toplumsal ve kentsel değerlere sahip çıkmaya’, yerel yönetimler başta olmak üzere tüm yetkililer de göreve çağrıldı.