Seçim öncesinde kur ve faiz artışı ve halı altında biriken enflasyonu, seçim taahhütleri ile yükselen ilave bütçe harcaması masanın üzerinde duruyor. Seçim öncesinde yapılan “Bu işten IMF’li mi IMF’siz mi çıkılır?” tartışmaları hiç de yersiz değildi.
Doğrusu seçim kazanan siyasetçiler için yeni dönem ekonomide epey zorlu bir dönem olacak. Çünkü bugüne kadar olmadığı kadar kolaylaştırıcı nitelikte olan “saha koşulları” eskisi gibi değil artık. Seçim sonrasında reform vadeden iktidarın 9 ay sonraki yerel seçime kadar bunu hayata geçirmesi de zor görünüyor. Kaldı ki “sakal-bıyık” arasına sıkışmış akaryakıt fiyat sübvansiyonu askıda duruyor; ya ÖTV kaybı ve ilave borçlanma ya da zamları pompaya yansıtmak gibi tercihler yapılması gerekecek.