Orduya kimse kumpas kurmadı; bilakis ordu içinde yuvalanmış darbe heveslileri, milletin hukukuna kumpas kurmuşlardı. Eğer emellerinde başarılı olsalardı, bugün “Görmemişiz, pek safmışız, aldatıldık” diye milletin gözünün içine baka baka yalan söyleyenleri kemâl-i zevk ve afiyetle ağır ateşte kıtır kıtır kızartacaklardı.
Darbe ruhunun ayyûka çıktığı tarih 27 Nisan 2007 tarihidir. O gece saat 23’te Genelkurmay’ın sitesine konulan bildirinin hesabı hâlâ sorulmadı.
“Sayemizde çıktılar” tespiti doğru fakat eksiktir; sâyenizde çıktılar ve sâyenizde kesinleşmiş mahkeme kararının hiçbir anlam taşımadığı bir hukuk düzenine sahip olduk. Aralarında hakikaten âdil yargılanmayan insanların da olduğu darbeci takımı sadece AYM’nin ürettiği kararla değil, hükûmetin yargı üzerinde kurduğu misli benzeri görülmemiş politik baskı sebebiyle çıktılar.
27 Mayıs düzeninin yüksek adalet divanı yargılamalarında bile hukuk bu kadar siyasileşmemiş, hiçbir TC hükümeti bugüne kadar darbeci takımı karşısında bu kadar gülünç tavizler vermek pahasına orduyu kendi safına çekmeye teşebbüs etmemişti.
Darbecilerle hesaplaşamadılar, sadece kapalı kapılar ardında pazarlık yürütüldü ve bunun adına da, “Askerî vesayet büyük ölçüde kalktı” diyorlar.
Askerî vesayet şu anda gücünün doruğundadır; sarsıldı fakat yıkılmadı. Ayakta kalmak için darbecileriyle pazarlık yapıp hukuka ters takla attıracak derecede paniğe kapılmış bir heyetin karşısında Vesâyet teyze şimdi hiç olmadığı kadar mağrur ve güçlüdür.