rak’ı içine düştüğü bu kaostan ve parçalanmadan kim kurtaracak? Merkezi otoritenin kalmadığı ve ülkenin önemli bir kesimi üzerindeki kontrolünü kaybettiği bir ortamda artık Maliki hükümetinden fazla bir şey beklenemez. Halkın çeşitli kesimlerini temsil eden, IŞİD’in saldırılarıyla baş edebilecek ve ona kaptırılan toprakları geri alabilecek güçte yeni bir hükümetin iş başına geçmesi de çok zor görünüyor. İşin doğrusu, Irak krizinin herhangi bir dış müdahaleye gerek kalmadan bizzat Iraklılar tarafından halledilmesidir. Ama açıkçası bunun olabilirlik şansı artık çok zayıf.
Aslında Irak’ta IŞİD’in ilerleyişini durdurmak için savaşmayı göze alan ülke pek yok. Belki İran durum vahimleşirse, bir şekilde askeri bir müdahalede bulunabilir. ABD’ye gelince, Obama yönetimi doğrudan askeri operasyonlara girişmeye niyetli değil. Ama sınırlı bazı askeri katkılarda bulunmaya da hazır. Örneğin Irak ordusunu yetiştirecek ve yönlendirecek 300 askeri danışmanın gönderilmesi söz konusu. Aynı şekilde askeri istihbarat, insansız uçak operasyonu, silah yardımı gibi alanlarda bir destekten söz ediliyor.
Ancak ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin dün Irak ziyaretinde de belirttiği gibi, Washington bu krizi de askeri değil, siyasi yoldan halletmek istiyor. Bunun ilk şartı da Maliki’nin hükümeti yerine geniş tabanlı bir koalisyonun kurulması. Bunun gerçekleşmesi de kolay değil. Üstelik zaman alacak. Zaman ise IŞİD’in lehine çalışıyor… Irak krizi daha çok süreceğe benziyor.