Zaten şunun şurasında 299 baş marabayız, biz bizi biliriz. Aga köyü sattı sonunda. Beni doğrudan ilgilendiren bir durum yoktur aslında. Zira ben, bir semer kiralayıp hamallığa başlamışam. ‘Höst ula konuşmak yassak’ diyen olursa henüz yasaklanmamış olan şeylerle anlatmayı deneyeyim durumu olmazsa…
Aga, sarı öküzü verdiğinde aslında elinde hiçbir şeyin kalmayacağını hissediyordu belki ama hep bir umut lengerli fötür şapkayı kurtarırım zannetti. Ne şapka kaldı sonunda aganın elinde ne öküz ne horoz ne de tavuk. ‘Zalimdi ama vallah agalıkta eşi yoktu’ diye arkasından ağlayan da çıkmadı bu aganın. Köyün Biloları, şimdiden yeni agaya kendilerini beğendirme yarışına girdiler bile. Yeni aganın birkaç esaslı Bilo haricinde kimseyi kollamayacağını tahmin etmek zor değil. Marabalar, sendikalı değil Harranlı. Olan onlara olacak korkarım. O yüzden naçizane bir iki tavsiye vermek isterim.
Minareye çıkıp atlamak isteyene ‘atla, atla’ diye tempo tutacak değilim. Atlamayın elbette. Parasız öküz alınmıyor dünyada. Hak ettiğiniz tazminatı sonuna kadar alın yeni agadan. ‘Bu suyun esansı eksik agam, itibarına gölge düşiyi’ deyip kendinizi kovdurmayı deneyebilirsiniz. Yeni aga ısrarla ‘kovmirem’ derse mahkemeler, hakim beyler ne güne duruyor? Bakın bizim davalar, bir yıldır görülüyor. Eninde sonunda alacağız öküz parası.