Müddei iddiasını ispat ile mükelleftir… Genç kuşaklar için arı dilde söylersek: İddia sahibi iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür…
Tamam yükümlü ama diliyle söylemese bile fiiliyle “Yükümlüğümü yerine getirmiyorum işte. Var mı bir diyeceğin” diye efelenen bir savcı ve onun isteklerini makul ve münasip bulan bir yargıçlar kurulu karşısında sanık ya da sanıklar ne yapabilir?
Sakın kalkıp “Canım yüksek yargı organlarına, mesela Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru hakkını kullanır ve hak ihlali kararı verilmesini ister. Eh koskoca yüksek yargı, onların en kocamanı Anayasa Mahkemesi bu kadar açık bir hukuksuzluğa göz yumacak değil ya” diye akıl vermeyin. Yumar. Pek çok örneği var.
Biliyorum, iflah olmaz iyimserler ısrar edecek, “O zaman da AİHM var, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi. Orası bu adaletsizliğin önüne geçer” diyecekler…
Ben de acı acı güleceğim, “Emin misiniz” diye soracağım ve ekleyeceğim:
-Ya AİHM kararlarına da uymuyoruz. Var mı bir diyeceğiniz, cevabını alırsanız hangi kapıyı çalacaksınız?..