Bolu’nun Mudurnu ilçesinde evindeki sobayı tutuşturmak isterken neden olduğu yangından kedisiyle birlikte kurtulan 83 yaşındaki Ali Meşe, hayat hikayesini anlattı.

Meşe’nin eşi ve iki çocuğuyla yaşadığı ahşap ev yangında tamamen kullanılamaz hale gelirken, 13 tavuğu yanarak telef olmuş, yaşlı adamın elinde hafif yanık oluşmuştu.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Meşe’nin ihtiyaçlarının giderileceğini bildirmiş, Meşe ailesinin, yangından önce Mudurnu Sosyal Dayanışma ve Yardımlaşma Vakfı tarafından inşa edilen eve hazır olduğunda geçeceği açıklanmıştı.
Habertürk’ten Serdar Yazıcı’ya konuşan Meşe, yangın esnasında ilk olarak aklına kedisi Sarıkız’ın geldiğini söyledi: “Ev yanmaya başladı. Kafamı çevirdim, Sarıkız can havliyle perdeye doğru zıplıyordu. Onu tuttum ve dışarı çıkmanın yolunu aradım. Çıktım ama sadece kedimi alabildim.”
Maddi zorluklardan dolayı küçük yaşta çalışmaya başladığını aktaran Meşe, hayatını şöyle anlattı: “Çelik-çomak oynamayı çok severdim ama çalışmaktan vakit kalmazdı. Evlerde hizmetçilik yaptım. Çobanlık yaptım. Yerim yurdum yoktu. Gençliğimde anam kömür yakardı, babam 33 kilometre yürüyerek Mudurnu’ya gidip demircilere satardı…”
Çocukluğunun dönemin şartlarından ötürü ailesinden uzaktan geçtiğini anlatan oğlu Ali Meşe, babasının kaldığı yerden şöyle devam etti: “İlkokul 5’e kadar köyde okudum. Babam bu zaman zarfında köydeki insanların işlerini yapıyordu. Hayvanlarına bakıyordu. İlkokulu bitirdikten sonra köylümüz Abdulkadir Yalçınkaya beni Bolu’ya getirdi ve bir yurda yerleştirdi. Harçlığımı falan verirdi, bakardı bana. Babamın maddi imkânı yoktu. Tabii ben köye gidemiyordum. Eve bayramlarda geliyordum. Evimiz yandığında İstanbul’daydım. Babamın fotoğrafını görünce ağladım. Onu öyle görünce içim bir tuhaf oldu. Hayatımız öyle geçti…”
Meşe’nin kedisi Sarıkız’la ilişkisi ise, evine gelen sarı ve siyah renklerde gelen iki kediden sarı olanının onu hiç terk etmemesiyle güçlenmiş, siyah olan ise gittiği günden bu yana bir daha dönmemiş.