Uluslararası Adalet Divanı’nın, eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarında konu değerlendirilmiş. UAD devletin sorumluluğu için böyle grupların doğrudan denetimini ararken, UCM genel bir denetimin yeterli olduğunu hükme bağlamıştır.
AİHM ise etkin bir genel denetim kriterini getirmiştir.
Her halükârda Türkiye’nin ÖSO üzerinde komuta ve kontrolü olduğu sürece, ÖSO’nun faaliyetlerinin uluslararası sorumluluğunun Türkiye’ye atfedilebilmesi ihtimali yüksek. Türkiye’nin Suriye’de askeri varlığının bulunduğu yerlerde “etkin denetimi” olduğu gerekçesiyle bu faaliyetlerin AİHM’de dava konusu olma ihtimali de öyle.
İçişleri Bakanı’nın Suriye’de kaymakamlarımız var demesi, açıklamalarıyla devleti hukuki açıdan doğrudan bağlayan Cumhurbaşkanı’nın ÖSO’yu TSK’den ayrı görmeyen söylemi de bu ihtimali artırmaktadır.
Bütün bunları dillendirmek vatana ihanetin değil, vatanseverliğin gereğidir. Vatanseverlik tekeli kimsenin elinde olmadığı gibi, ülkenin çıkarlarının en iyi nasıl savunulacağı konusunda da iktidarın elinde sınırsız bir yetki bulunmamakta.