ABD “Suriye’de Türkiye ile görüşeceğimiz bir şey kalmadı, YPG’ye güveniyoruz” noktasından “Türkiye’yle görüşmeliyiz” noktasına geldi.
ABD başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı arama gereği duydu. Ki Erdoğan çok açık ve net biçimde “ABD başkanı beni aramadan ben onu aramam” demişti. Nitekim böyle oldu. Buna rağmen Trump o telefonu açtı. Bakmayın siz ABD’de birilerinin bu konuşmanın içeriğini çarpıtmak için uğraşmalarına.
Hepimiz biliyoruz ki bu türden görüşmeler kayıt altındadır. Tartışmanın kolaylıkla bitebileceği bir nokta var. Kayıtlar açıklanır ve o zaman ABD dışişlerinin manipülasyonu ortaya çıkar. Ne var ki buna Türkiye’nin ihtiyacı yok. Türkiye kamuoyu Cumhurbaşkanı’na güveniyor, meydanlarda, mikrofon başında söylediğini nasıl masada da muhataplarının yüzüne vurduğunu çok iyi biliyor.
Böyle bir durum en çok ABD’ye kaybettirir.