Otoriter zihniyet siyasette ‘benim yanımda yer almayan, düşmandır’ ilkesinden hareket eder. Muhalif değil düşman vardır. Muhalif ses, komplocudur. Yabancıların ajanıdır. Haindir. Dolayısıyla savaş politikasına muhalefet etmek, mutlakıyetçi iktidarın ve onun destekçilerinin nezdinde hıyanetin, iç düşmanın cisimleşmiş halidir. Kendi içinde düşman barındırdığına inanılan topluluk, toplum olma niteliğini yitirmiş demektir.
Bu, bir medeniyet kaybıdır. Bugün Türkiye’de iktidarın ve onun tetiklediği, kışkırttığı, yönlendirdiği çevrelerin sergiledikleri manzara, başka ülkelerde geçmişte veya günümüzde benzer durumlarda görüldüğü gibi, bir aşırı şiddet yöntemi olarak savaşın medeniyet kaybının yoğunlaşmış bir tezahürü olduğunu bir kez daha gösteriyor.