İmamlar için 65 yıllık siyaset yasağının kaldırılmasını reddeden Anayasa Mahkemesi (AYM), Diyanet İşleri Başkanlığı’nın (DİB) kanunlar çerçevesinde, laiklik ilkesi doğrultusunda görevlerini yerine getirebileceğini bildirdi.

Eskişehir 2’nci İdare Mahkemesi’nin siyaset yasağını kaldıran kararı AYM tarafından Aralık 2017’de reddedilmişti.
Cumhuriyet’ten Sinan Tartanoğlu’nun haberine göre AYM’nin ret kararının gerekçesi Resmi Gazete’de yayınlandı.
Karar oybirliğiyle alınırken, mahkeme başkanı Zühtü Arslan dahil dört üye, yasağı ihlal eden personelin işten atılacağına dair yaptırıma şerh koydu.
Anayasa’da 1937’den beri laikliğin temel bir ilke olduğunu ifade edilen kararda, laikliğin, devletin dini inançlar konusundaki konumunu belirleyen siyasal bir ilke olarak düzenlendiği kaydedildi.
Laiklik hatırlatması
Kararda şöyle dendi: “Anayasada Diyanet İşleri Başkanlığı’na anayasal bir statü tanınmış ve laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalarak faaliyette bulunması öngörülmüştür. Böylece devletin laik yapısı gözetilerek başkanlığın bütün siyasi görüş ve düşüncelerin dışında kalmasına anayasal önem atfedilmiştir. Demokratik ve laik devlet sisteminin, İslam dininin inançlarıyla ilgili işleri yürütmek amacıyla faaliyette bulunan bir kurum tarafından yapılabilecek olası müdahalelere karşı korunması amacıyla kurum personeline yönelik bazı tedbirlerin alınması anayasanın hükümleri gereğidir. Başkanlık personelinin herhangi bir siyasi parti lehine veya aleyhine faaliyette bulunması veya siyasi partiyi övücü ve yerici söylemlerde bulunması yasaklanarak bu faaliyette bulunanların işine son verilmesini öngören kural, kamu düzeninin sağlanması meşru amacını taşımaktadır.”
‘İşe son verme orantılı değil’
Öte yandan işten çıkarma maddesine koyulan şerhte de şunlar kaydedildi: “İşine son verme yaptırımının amaçla orantılı olduğu da söylenemez. İşe son verme, başvurucunun mesleki hayatında olduğu kadar temel geçim kaynağından yoksun kalması nedeniyle ekonomik geleceği üzerinde de önemli bir etkiye sahip olan ağır bir yaptırımdır. Yetkili merciye, fiilin ağırlığına, failin konumuna, fiilin etkisine, görev içinde veya dışında olup olmadığına bakmadan ve herhangi bir kademelendirme yapılmadan bu ağır yaptırımı uygulama yetkisi veren kuralın, ifade özgürlüğüne ölçülü bir sınırlama getirdiği söylenemez.”
Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karara göre imamlar, müftüler ve tüm diyanet personeli siyasi faaliyette bulunamayacak, herhangi bir partiyi övemeyecek, eleştiremeyecek. 1965 tarihinde çıkarılan bu yasa maddesi, geçerli olmaya devam edecek. Bu eylemlerde bulunan kişiler hakkında soruşturma açılacak ve meslekten atılabilecek.