HDP Ağrı Milletvekili Leyla Zana’yı üç suçlamayla aldığı 10 yıllık hapis cezasından beraat ettiren mahkeme, kararını HDP’li vekilin ‘polis direnmemesi’yle gerekçelendirdi.

Zana, 2011’de dokuz farklı etkinlikte eylemleri nedeniyle ‘örgüt üyesi olmak’, ‘örgüt propagandası yapmak’ ve ‘toplantı ve gösteri yürüyüşleriyle kanuna muhalefet etmek’ suçlarından 10 yıl ceza almıştı.
Yargıtay, kararı bozarken, mahkeme de Zana’yı ekimde beraat ettirmişti.
‘Fotoğraflarla tespit edildi’
Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nin gerekçeli kararı açıklandı.
Gerekçeli kararda, Zana’nın PKK’lıların cenaze törenlerine katıldığını kabul ettiği belirtilerek HDP’li vekilin bu törenlere katılarak grupla birlikle yürüdüğünün tutanak ve fotoğraflarla da tespit edildiği ifade edildi.
Kararda, PKK’ya üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlediği öne sürülen kişimim örgüt üyesi gibi cezalandırılabilmesi için failin örgütün çağrıları kapsamında bir suç işlemesi gerektiğine dikkat çekildi.
Gerekçeli kararda, hazırlanan iddianamelerde Zana’nın örgüt adına yasa dışı toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılma suçunu işlediği yönünde iddialar bulunduğu kaydedildi.
‘İhtar yapılmalı’
Gerekçeli kararda, Zana’nın PKK’nın çağrısı üzerine nisan ve mayıs 2011’deki dört PKK’lının cenazesine katılarak yürüdüğü aktarılarak benzer olaylarla ilgili Yargıtay kararlarına dikkat çekti.
Kararda, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçunun oluşması için, toplanan gruba dağılmaları için ihtar yapılması, ihtara rağmen dağılmamaları halinde zor kullanılması ve zor kullanmaya rağmen failin dağılmamakta ısrar etmesi gerektiği vurgulandı.
‘Zor kullanma ve direnme yok’
Kararda şunlar kaydedildi: “Sanığın katıldığı yürüyüşlerin yasa dışı olduğuna ilişkin kolluk tarafından ihtar yapıldığı, topluluğun buna rağmen dağılmadığı, dağılmamaları üzerine zor kullanılması ve sonra sanığın ısrarla eylemine devam edip kamu görevlilerine direndiğine ilişkin sanık hakkındaki iddianamelerde ve olay tutanaklarında bir iddia yoktur. Sanığın yalnızca terör örgütü mensuplarının cenaze törenlerinde cenazenin arkasında yürüdüğü görülmektedir. 16 Mayıs 2011 tarihli eylemde kolluğun ihtarından sonra sanığın içinde olduğu grubun oturma eylemi yaptığı, ancak gruba zor kullanıldığı yönünde bir iddianın bulunmadığı anlaşılmıştır. Aynı gün gruptan ayrılan kişilere zor kullanımından sonra cadde ve sokaklarda çıkan olaylara katılan grup içinde sanığın bulunduğu yönünde bir iddia bulunmadığı gibi bir delil de yoktur. Sanığın eylemleri terör örgütü mensuplarının cenaze törenine katılarak yürüyüş yapmak ve eylemin yasa dışı olduğu ihtarından sonra oturma eylemine katılmak şeklindedir. Sanığın içinde bulunduğu gruba zor kullanılmadığı ya da zor kullanımına karşın sanığın dağılmamakta ısrar etmesinin söz konusu olmadığı olayda, sanığın eylemlerinin belirtilen suçu oluşturmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle ‘örgüt adına suç işleme’ suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından sanığın beraatına karar verilmiştir.”