Cumhuriyet gazetesinin tutuklu muhabiri Ahmet Şık’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurusuna ilişkin savunma gönderen hükümet, tutuklama kararının ‘gazetecilik faaliyetlerinden’ alınmadığını öne sürdü.

Şık, 347 gündür tutuklu.
‘Tutukluluğu makul’
Cumhuriyet’ten Alican Uludağ’ın haberine göre, Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Daire Başkanı Hacı Ali Açıkgül, AİHM’ye 48 ve 17 sayfalık olmak üzere 27 Kasım 2017 tarihinde iki savunma metni gönderdi.
Savunmanın 16 sayfasında, 20 Temmuz 2015’ten itibaren Türkiye’de yaşanan terör saldırıları anlatıldı; ‘PKK, FETÖ ve darbe girişimi’ hakkında bilgi verildi.
Şık’ın 30 Aralık 2016 tarihinde ‘PKK, DHKP/C ve FETÖ terör örgütlerinin propagandasını yaptığı’ iddiasıyla tutuklandığı anımsatılan savunmada, Şık’ın tutuklanmasının nedenleri arasında attığı bazı tweet’ler, Cemil Bayık röportajı, MİT TIR’ları haberleri sayıldı.
Şık’ın devlet ve kolluk kuvvetleri için ‘katil, mafya, şiddet’ gibi ifadeler kullandığını ileri süren hükümet, Şık’ın kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edilmediği ve tutukluluğun makul olduğunu öne sürdü.
İtalya’daki dava örneği
Hükümet, Şık’ın tutukluluğunu savunurken İtalya’daki bir mafya davasında AİHM’nin iki yıl sekiz ay süren tutukluluğu makul kabul etmesini örnek gösterdi: “Mahkeme, daha önce bilhassa organize suçlarla mücadele bağlamında 3 yılı aşan ve hatta 4 yıl 3 güne varan tutukluluk sürelerini makul bulmuş ve sözleşmenin ihlal edilmediğine hükmetmiştir. Mahkeme, Pantano davasındaki kararında, 60’tan fazla suçluma bulunduğunu, 44 mafya üyesinin yargılandığını, çok sayıda karmaşık bir yapıya sahip bulunduğunu göz önüne tutarak 2 yıl 8 ay 14 günlük tutukluluk süresinin makul olduğuna hükmetmiştir.”
İç hukuk yollarının tüketilmediğini ve bu nedenle başvurunun reddedilmesi gerektiğini savunan hükümet, CMK’nin 141. maddesi uyarınca devletten tazminat isteme hakkına sahip olan Şık’ın bu haktan yararlanmadığını ve bu nedenle iç hukuk yollarının tüketilmediğini savunarak başvurunun reddedilmesi gerektiğini belirtti.
‘Kaos ortamı yaratmayı amaçlamadı’
Ahmet Şık’ın ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine ilişkin başvurusunu kabul etmeyen hükümetin savunmasındaki ifadeler şöyle devam etti: “Hükümet, soruşturma konusunun, başvurucunun gazeteci olarak ‘gazetecilik faaliyetinde bulunduğu’ iddiası ile ilgili olmadığının altını çizmek ister. Dosyadaki bilgi ve belgeler, yazıları ve sosyal medya paylaşımları dikkate alındığında, başvurucu Türkiye Cumhuriyeti’ni ve kurumlarını terör örgütlerine destek veren bir devlet gibi yansıtmış, ayrıca terör örgütünün bilhassa Türkiye’nin doğru ve güneydoğu bölgelerinde şiddet içeren eylemleri karşısında devletin terörü önlemeye ve kamu düzenini yeniden tesis etmeye yönelik faaliyetlerini şiddetin kaynağı olarak tasvir etmiştir. Dolayısıyla başvurucu, terörü öven ve şiddeti meşrulaştıran fiillerde bulunmuştur.”
Şık’ın bu şekilde ‘kaos ortamı yaratmayı amaçladığı’ ileri sürülürken, “Gazetecilik faaliyetinden tutuklanmadı” diyen hükümet, savunmasına delil olarak sadece Ahmet Şık’ın haberlerini gösterdi.
Öz de aynısını söylemişti

Darbe girişiminin ardından kapatılan Taraf gazetesi, 7 Mart 2011 tarihli manşetinde, firari Ergenekon savcısı Zekeriya Öz’ün ‘Gazetecilikten tutuklanmadılar’ sözlerine yer vermişti.