Katoliklerin ruhani lideri Papa Francesco, Uluslararası Uzay İstasyonu’yla canlı video bağlantısı kurarak astronotlarla sohbet etti.

BBC Türkçe’den Övgü Pınar’ın haberine göre, Avrupa Uzay Ajansı ve İtalya Uzay Ajansı’nın organize ettiği görüşmede Papa, İtalyan astronot Paolo Nespoli, ABD’li astronotlar Randolph Bresnik, Mark T. Vande Hei ve Joseph Acaba ile Rus kozmonotlar Sergey Ryazanskiy ve Alexander Misurkin’e sorular sordu.
İtalyan astronot Nespoli’nin tercüme görevini üstlendiği görüşmede Papa’nın ilk sorusu şöyle oldu: “Astronomi, bize evrenin sınırsız ufuklarını sorgulatıyor ve ‘Nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz’ sorularını sorduruyor. Nespoli, sizin uzaydaki tecrübeleriniz ışığında, insanın evrendeki yeriyle ilgili görüşünüz nedir?”
‘Küçük Prens’ten alıntı
Sorunun ‘karmaşık’ olduğunu söyleyen Paolo Nespoli şöyle yanıt verdi: “Bu karmaşık bir soru. Ben teknik bir adamım, mühendisim. Makinelerin ve deneylerin arasında kendimi rahat hissediyorum ama iş ‘Nereden geliyoruz’ gibi içsel meselelere gelince benim de kafam karışıyor. Bizim buradaki görevimizin, var oluşumuz hakkında bilgilenmek, etrafımızdakileri anlamak olduğunu düşünüyorum. İlginç olan şu ki, ne kadar çok şey öğrenirsek aslında o kadar az şey bildiğimizi fark ediyoruz.”
Papa, İtalyan şair Dante’nin “Güneşi ve diğer yıldızları yerinden oynatan aşktır” sözünü alıntılayarak, “Siz astronotlar ve mühendisler için, evreni hareket ettiren güce ‘aşk’ demenin nasıl bir anlamı var?” diye de sordu.
Rus kozmonot Aleksandr Misurkin, Uluslararası Uzay İstasyonu’nda ‘Küçük Prens’ kitabını okuduğunu söyledi ve kitaptan örnekle şöyle yanıt verdi: “Bir başkası için canınızı verme kapasitesini size veren aşktır.”
‘Çatışmaların olmadığı bir dünya görüyoruz’
Papa, “Uzay istasyonunda geçirdiğiniz sürede size en çok neşe veren şey nedir?” diye de sordu.
ABD’li astronot Bresnik bu soruya yanıt verirken, ‘Tanrı’nın yarattıklarını belki bir nebze onun gözünden görme’nin kendisini mutlu ettiğini söyledi: “Buradan dünyayı başka gözle görüyoruz. Sınırları olmayan, çatışmaların olmadığı bir dünya görüyoruz.”
Dışarıdan bakıldığında Dünya’nın atmosferinin çok ince görüldüğünü de söyleyen Bresnik, “Bu da varlığımızın ne kadar kırılgan olduğunu fark etmemizi sağlıyor. Dünya’ya bu şekilde bakmak, insanlık olarak daha iyi bir gelecek için hep birlikte çalışmamız gerektiğini düşünmemizi sağlıyor” diye konuştu.