'Erdoğan'ın 'AK Saray'ı 2 bin yaşam odasına bedel'

 

Ankara Atatürk Orman Çiftliği’nde mahkemenin durdurma kararına rağmen inşası süren ‘Başbakanlık Sarayı’na kamu ödeneğinden yaklaşık 1 milyar TL (Başbakan Tayyip Erdoğan’ın sevdiği ifadeyle, eski parayla 1 katrilyon lira) harcandığını savunan Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “Saraya harcanan para 2 bin yaşam odasına eşdeğer” dedi.

Fotoğraflar: DHA
Fotoğraflar: DHA

Bin odalı sarayın maliyeti 935 bin maden işçisinin bir aylık ücretine eşdeğer

Candan, Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nde düzenlenen basın toplantısında, Başbakan Erdoğan’ın yargıya ‘Güçleri yetiyorsa yıksınlar‘ diye çıkıştığı Başbakanlık Hizmet Binası inşaatına ait fotoğraflarla binanın mimari özelliklerini değerlendirdi.

Açıklamasında Soma’da yaşamını yitiren 301 madenciyi hatırlatan Candan, “Hükümet maden ocaklarına işçi sağlığı, iş güvenliği, denetim ve önlemler için yatırım yapmıyor. Ama Başbakan AOÇ’ye bir saray yapıyor. Bin odalı bu binanın müştemilatıyla birlikte tam bir saray edasında olduğunu biliyoruz. Tamamlandığı söylenen saraya yaklaşık 1 milyar TL ve eski parayla 1 katrilyon lira harcandığı ortada. Bu 1 katrilyon, 935 bin maden işçisinin bir aylık ücretine, iki bin yaşam odasına eşdeğer” dedi.

Tam bir görgüsüzlük, yolsuzluk, hukuksuzluk abidesi

saray


“Bu tür binalar baskıcı rejimlerde inşa edilir, insanın üstüne üstüne gelen yapılar hep faşizm dönemlerinde yapılmıştır”
diyen Candan, Başbakanlık sarayının mimarisi ve maliyeti hakkında şu bilgileri paylaştı:

 “Bütün kolonlar çelik konstrüksiyon üzerine ‘yeşil granit’ kaplama yapılmış. Bu granitlerin işlemesiz durumda 1 m² maliyeti 200 USD, işlemeli olunca maliyet artıyor. Sadece 1 metrekaresinin maliyeti 16 maden işçisinin bir günlük ücretine bedel. Antalya’dan gelen Limra taşının 1 m ² maliyeti 120 USD ile 200 USD arasında değişiyor. Bunlar çelik uçlu matkaplarla işleniyor. İşlemeyle birlikte 250 USD. Mimari üslup olarak tam bir görgüsüzlük, yolsuzluk, hukuksuzluk abidesi.” 

Saray inşaatında iş güvenliği denetimi yapılıyor mu?

saray3

Başbakan’a  “Yerin binlerce metre altında 1.000 TL’ye halkınız çalışırken, siz bir katrilyona başbakanlık binası yapamazsınız” diye seslenen Candan, sözlerini şöyle sürdürdü:

‘Ak Saray’da 3 bin işçi çalışıyor bir vardiyada, üç vardiya ile dokuz bin işçi çalışıyor demektir. İşçilerin iş güvenlikleri denetimi yapılıyor mu? Açıklanmalı. Geçtiğimiz aylarda Savaş Oğuz adlı bir işçi gece çalışması sürecinde düşerek hayatını kaybetmiş ve gizlenmişti.”

Merdivenler Dolmabahçe’den, seyir terası Topkapı Sarayı’ndan

saray2

Binanın tamamının özenti ve kopya olduğunu savunan Candan, “Merdivenleri Dolmabahçe Sarayı’nın merdivenlerinden, seyir terası Topkapı Sarayı’ndan özentidir. Anıtkabir’in önündeki meydandan daha büyük bir hitabet meydanı ve bin odalık sarayın büyük kabul salonları var. Cumhuriyet rejiminin yapısı olmadığı ayan beyan ortada” diye konuştu.

Projenin mimarı Şefik Birkiye’nin onur kuruluna verilmesi için süreci başlattıklarını belirten Candan, “Başbakan yine mazlumu oynuyor, mazlum olmadığı ortadadır. Halk aç susuz ölüyor, Başbakan saltanat sarayı yapıyor. Demokratik ülkelerde yapılacak bir yapı değil” dedi.

Spine Tower’da güvenlik odaları unutulmuş!

spine towers

Mimarlar Odası Ankara Şube Sekreteri Gökhan Yıldırım da, Soma Holding’in İstanbul Maslak’ta inşa ettiği Spine Tower gökdeleninde de güvenlik önlemlerinin gözardı edildiğine ilişkin haberleri hatırlatarak şunları söyledi: “Soma Holding’in İstanbul’da yaptığı Spine Tower’da güvenlik odaları ne hikmetse unutulmuş durumda. Madende yaptığının aynısını yapan SOMA Holding’in güvenlik odaları mimari projeden kaçırılarak, kiralanmış durumda. Bu işin fıtratında var, bir taraftan işçiler katledilirken bir taraftan saraylar yapılıyor.”