İsrail ordusu 'Felaket' çuvalladı

 

ışınIŞIN ELİÇİN

isinelicin@gmail.com

Filistinliler 66 yıldır kendileri için tehcirin başlangıcı İsrail’in kuruluş günü 15 Mayıs’ı Nakba (Felaket) Günü olarak protestolarla anıyor.

Bu yıl, Batı Şeria’da Ramallah yakınlarındaki Ofer Cezaevi önünde de, içeride açlık grevine devam eden Filistinli tutuklu ve hükümlüler için dayanışma amaçlı protestolar vardı.

İsrail kaynaklarına göre çoğu çocuk ve gençlerden oluşan 150 kişilik bir gruptular.

Gerçek mermiler

İçlerinden ikisi, 16 yaşındaki Muhammet Mahmud Odeh Ebu Daher ile 17 yaşındaki Nedim Siam Nawara, İsrail askerleri tarafından ve muhtemelen bir keskin nişancının silahından çıkan kurşunlarla öldürüldü. Benzer şekilde hedef alınan 15 yaşındaki Muhammed Hüseyin Abdullah El Azeh ise yaralandı. Üçü de sırtlarından girip göğüslerinden çıkan ‘gerçek’ mermilerle vurulmuştu.

hakba1
Fotoğraflar: Ammar Awad / Reuters

Muhammed ve Nedim’in vurulma anına ilişkin görüntüleri buradan izleyebilirsiniz.

Ne taş var ne tehdit

Çok net görülüyor ki, çocuklar, gençler, hapishane duvarı önünde herhangi şiddet içeren bir eyleme başvurmaksızın bulunuyor. Vurulup öldürülenler, epey uzaktan hedef alınmış; birinin arkası zaten tümüyle dönük, ne taş atıyorlar ne de tehdit oluşturacak bir durumları var.

Görüntüler İsrailli sivil toplum örgütleri Filistinli Çocuklar için Savunma  ve Btselem tarafından, İsrail ordusuna yönelik yargısız infaz suçlamasıyla yayınlandı.

Orduya göre ‘montaj’

İsrail ordusunun açıklaması manidardı: “Video, olaylar sırasında göstericilerin başvurduğu şiddeti yansıtmayacak şekilde montajlanmış. Olayı soruşturuyoruz ancak olay günü gerçek mermi kullanılmadı, sadece plastik kaplı mermiler ve göz yaşartıcı gaz kullanıldı.”

İki çocuğun vurulma anı arasında bir saat 13 dakikalık fark olduğu için, basına verilen ilk görüntüler gerçekten de süreyi kısaltmak amacıyla montajlanmıştı. Bu açıklama ardından güvenlik kamerasındaki kaydın tamamı da basınla paylaşıldı.

Bu kez ordudan, ‘Protestolar çok sertti ve güvenlik güçlerine yönelik ciddi tehdit vardı’ minvalinde açıklamalar gelmeye başladı.

Kağıttta kalan kurallar

Ammar Awad / Reuters

İsrail askerlerinin bu tür protestolara müdahalede, gerçek kurşun kullanmalarına ancak bariz hayati tehdit varsa izin var. O durumlarda da vücudun alt bölgelerine ateş etmeleri gerekiyor. Ama tabii, İsrail ordusunun sicili bu kuralların kağıtta kaldığını gösteriyor.

Sivil toplum örgütleri ve Filistin yönetimi, işin peşini bırakmayacaklarını söylüyor; talepleri ise hem ateş edenlerin hem de amirlerinin tespit edilip yargılanması. STK’lar ayrıca ordunun basına yapmış olduğu ‘askerlerin tehdit altında olduklarına’ dair ‘yanıltıcı’ açıklamalardan ötürü de soruşturma açılmasını talep ediyor.

Btselem sözcüsü Sarit Michaeli, “Tüm kanıtlar, kurbanların güvenlik güçlerine herhangi bir tehdit oluşturmmaış oluşuna rağmen, hedef gözetilip kasıtlı vurulduklarına işaret ediyor” diyor; “Ama taş atıyor bile olsalardı bu şekilde hedef alınıp öldürülemezler, ortada işlenmiş bir suç var.”

Ammar Awad / Reuters

14 yılda 1400 çocuk öldürüldü

Filistinli Cocuklar İçin Savunma Örgütü’nün verilerine göre işgal altındaki Filistin topraklarında 2000 yılından bu yana 1400’den fazla çocuk İsrail askerlerinin ve Yahudi yerleşimcilerinin açtığı ateş sonucu öldürüldü.

Bu son ölümlerle son altı ayda İsrail güvenlik güçlerinin öldürüldüğü Filistinli çocukların sayısı da dörde yükseldi. Mart ayında 14 yaşındaki Yusuf el-Şawamra Batı Şeira’da Deir el-Asal köyü yakınlarında, İsrail’in utanç duvarıyla bölünmüş köye ait arazide devedikeni toplarken vurulup öldürülmüştü. Aralık 2013’te ise 15 yaşındaki Vecih Vecdi el-Ramahi, Rammalah’taki bir mülteci kampında, 150-200 metre uzaktan açılan ateş sonucu sırtından vurularak öldürülmüştü.