Almanya’nın derdi Türkiye’deki hak ihlalleri, OHAL, otoriterleşme süreci, rejimin baskıcı karakteri vs. elbette değil, Almanya’nın ya da Batı’nın herhangi bir ülkede ilkesel olarak demokrasiyi desteklediğini ve ülke yönetimine olan tavrını ona göre belirlediğini söylemek söz konusu olamaz, mesele çıkarların çatışıyor hale gelmesi ve Erdoğan’ın emperyalizm açısından öngörülemeyen bir figür haline dönüşmesidir ki bunun artık kesin bir şekilde ikili ilişkilere yansımaya başladığını görebiliyoruz.
Almanya bugün başta kimi Cemaat mensupları ve Türk NATO subayları ya da liberal gazeteciler olmak üzere kimi “rejim karşıtları”na ev sahipliği yapıyor ve burada adeta bir “diaspora” şekilleniyor. İktidar buna, “kapıları açıp mültecileri salma” blöfünden tutun da, kimi Alman vatandaşlarını İncirlik ve Konya’daki üsleri Alman vekillerin ziyaretine kapamaya kadar çeşitli karşılıklar vermeye çalışıyor, Almanya’da çeşitli istihbarat operasyonlarına girişiyor, Almanya’daki Türkler üzerinden Alman siyasetine müdahil olmaya uğraşıyor.
Türkiye’nin emperyalist müdahalelere daha açık olduğu bir döneme girmiş bulunuyoruz.