Soma'da şirkete dava açan işçi anlattı: Bu korku imparatorluğunu yıkacağız

 

BURAK ŞAHİN

buraksahin@diken.com.tr

Türkiye’nin en büyük maden faciasının yaşandığı Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. sadece maden ocaklarında almadığı tedbirlerle değil, işçi haklarını gasp etmesiyle de gündemde. Şirketle davalı eski çalışan Hasan Eker, kendisi ve altı arkadaşının nasıl bir oyunla işten atıldığını anlattı.

hasan eker

En az 301 işçinin hayatının kaybettiği madenin sahibi Soma Holding’in bir diğer ocağı Atabacası madeninde çalışan Hasan Eker, “Benim kaybedecek bir şeyim yok” diye söze başlayarak 2014 Mart’ında şirket tarafından işten çıkarılma hikayesini anlattı: “Çalıştığım yerdeki bir bölümde patlama olmuştu. Başımızdaki mühendis Deniz bey, bunu görünce burasını temizlemeden çıkamayacağımı söyledi. Ben güvenliğimizi düşünerek oraya destek yapmamız gerektiğini söyledim ama mühendis ısrarla buranın temizlenmesi ve patlayan yerdeki kömürlerin de alınması gerektiğini belirtti. Ben de bunun üzerine sinirlenip ‘Hayvan mıyız biz? Canımızı düşünüyoruz’ diye bağırdım. Mühendis de karşılığında ‘Çık dışarı’ deyip beni kovduğunu söyledi.”

Güvenliği düşündüğü için ‘artist’ oldu

Daha sonra işe gittiğinde kendisinin işe alınmadığını anlatan Hasan Eker, yeniden işe başlama şartı olarak da Deniz beyden özür dilemesi gerektiğini öğrendi. Güvenliğin kömürden daha önemli olduğunu belirterek suçlu olmadığını bu yüzden de özür dilemeyeceğini söyleyen Eker, “Yanıma arkadaşlarımdan altısı geldi. Beni ikna edip amirle görüştürmek istediler ama şirket bu arkadaşların da bana destek verdiğini söyleyip onları da işten kovdu. İşletme müdürü Haydar Şahin de ‘Kim o artist?’ diyerek bir de o bizi kovduğunu ve tazminatlarımızı da alamayacağımızı söyledi. Bunun üzerine arkadaşlarla birlikte avukatımızı aradık ve onun tavsiyesine uyarak ertesi gün de işe gittik. Bizi yine almayınca şirkete ihtarname çektik” dedi.

Şirketten akıl almaz cevap: İşçiler izin kullanmak istedi

hasan eker ihtarname s

Soma Kömür İşletmeleri şirketi ihtarnameye gerçek dışı bir yanıt vererek, Hasan Eker ve arkadaşlarının ‘taşkınlık yaparak’ görevlerini yerine getirmediklerini, fakat sonra özür dilediklerini ve altı gün de izin kullanmak istediklerini belirtti. Şirket bununla da kalmayıp, ‘iyi niyetle‘ bu yedi işçiye izin verdiklerini, fakat kendilerinin izinleri bitmelerine rağmen çalışmaya başlamadıkları için sözleşmelerini tek taraflı feshedeceklerini ifade etti.

Şirket Soma’da ‘Allah’ gibi

Artık tamamen gözünü kararttığını ve kendisi için olmasa bile arkadaşlarının hakkı için bu hukuksuzluğun sonuna kadar karşısında duracağını söyleyen Eker, “İşe alınmadığım halde gittiğim günler için şahitlerimizi ayarladık. Şirket şahitlik konusunda onları da tehdit ederse, tazminatlarını gerekirse cebimizden vereceğimizi ve onlar için de dava açacağımızı söyledik. Şirket burada Allah gibi… Onların korku imparatorluğunu bir şekilde yıkacağız” diye konuştu.

Maaştan ‘zorunlu yardım’ kesintisi

Şirketin diğer ‘kabul edilemez’ uygulamalarından da bahseden Hasan Eker, “İşçilere yapılan haksızlık ve sömürüler bunlarla da kalmıyor. Bizim maaşımızdan kesilen paralarla bir yardımlaşma derneği kuruldu. Dernek bazı çalışanların çocuklarına kendi yapıyormuş gibi buradan burs sağlıyor. Halbuki bu da bizim paralarımızla yapılıyor. Bizim paralarımızla sosyal tesis yapıldı, adını da Melike Doğru (Soma Kömürleri A.Ş.’nin Genel Müdürü Ramazan Doğru’nun eşi ve aynı zamanda AKP’den birinci sıradan belediye meclis üyesi) koydular” dedi.

Maskelerin ne kadar çalıştığını gördük

(Fotoğraf: Reuters)
(Fotoğraf: Reuters)

 

Eker, şirketin iş güvenliği konusunda almadığı tedbirleri ise şöyle anlatıyor: “Yukarıda tabelada ‘Önce iş güvenliği’ yazıyor ama içerisi tam tersi. Mesela, süresi geçmiş gaz maskeleri veriyorlar. Hiçbir işe yaramayacak maskeyi kaybettin mi maaşından 250 lira gitti. Kazara madene inerken yanına almayı unutsan, yevmiyeni vermiyor. Maskelerin ne denli çalıştığını son katliamda gördük işte. Olmayan temiz hava depoları, yapılmayan teftişleri söylemeye gerek yok artık, herkes biliyor.”

‘Demokrasi’ gibi demokrasi!

Kendilerine sahip çıkması öngörülen sendikanın da şirketin oyuncağı olduğunu söyleyen Hasan Eker, Maden-İş kongresinin Türkiye’deki seçimlere ne denli benzediğini anlatarak, “Buna seçim demesek daha doğru aslında çünkü sendika temsilcimiz Yasin Karatay’ı biz seçmedik. Kağıtlar zarflarda zaten hazırdı. İnsanlar gidip sadece bu zarfları sandığa attı. Şirketin adamlarından oluşan bir sendika bizi ne diye koruyacak?” diye konuştu.