Tabii, bir de Müslüman Kardeşler meselesi var. Katar, ‘bağımsız İslami, antiemperyalist siyaset’ çerçevesinde Müslüman Kardeşleri, desteklemeyi sürdürdüğü için cezalandırılıyormuş.
Cezalandırıldığı doğru da, zamanında şimdi karşı çıkanlar da Müslüman Kardeşler’i destekliyordu. Suudi Arabistan baş finansörleri idi. Suriye Müslüman Kardeşleri, İngiltere’nin bağrında yaşamını sürdürebilmiş bir örgüt.
Gannuşi liderliğinde Tunus kolu Fransa’da sürgün olmanın ötesinde, 2000’li yılların başında, ABD başta, Batı dünyasında ‘Müslüman Demokrasisi’ tezi ile pek parlatılmış, çok tedavüle sürülmüş idi.
Mısır merkezli esas Müslüman Kardeşler Hareketi’nin geçmişi de fazlasıyla tartışılır. Yok, bazılarının hızlıca tanımladığı gibi, ‘Batı maşası’ falan değiller, ciddi bir toplumsal dinamiği temsil ettikleri inkâr edilemez.
Sekülerleşmeye karşı tepkileri, pek çok zaman Batı siyasi çıkarları ile buluştu diyelim. Ama, bu işlerin düğümünü çözmek için Soğuk Savaş dönemine gitmek gerekiyor, o dönem komünizm ve Sovyetler ile mücadele, Müslüman ülkelerde, büyük ölçüde İslami hareketlerin desteklenmesi üzerinden yapıldı.
Soğuk Savaş sonrası, bu bağlar şekil değiştirdi, Arap Baharı esnasında yine sempatik havalar esiyordu.