En son, doğum günümü, Nazlı Ilıcak, Mehmet Altan ve Ahmet Altan’ın ilk duruşması için mahkeme sıralarında geçirdim. Bir kez daha isyan ettim, her şey bir yana kaçma tehlikesi olmayan insanların tutukluluğunun devamı anlaşılır gibi değil.
Nazlı Hanım, 73 yaşında ve on bir aydır tutuklu, bu yazı da “içerde” geçirecek, bu nasıl bir vicdandır? Aynı şey diğerleri için de geçerli, adı sanı anılmayanlar için de. Adalet duygusu, vicdan ölçüsü bu denli kurumuş bir ülkeden kime ne fayda gelecek? Mevcut iktidar bunları hiç mi düşünmez?
Diğer taraftan, ana muhalefet partisi “Adalet” Yürüyüşü’nde, yollarda, toplum birbirine küskün, gergin. Bölgede Türkiye’yi tehdit eden büyük çalkantılar yaşanıyor, bu halde nasıl çıkacağız karanlıklardan aydınlıklara? Gönül rahatlığı ile bayramlaşamıyoruz bile, nasıl birlikte bir gelecek kuracağız?
Bu ülkeyi yönetenler, bunları hiç mi düşünmez? Onlar ile de ihtilaflarımızı bir yana bırakalım, hep birlikte bir uçuruma yuvarlanıyoruz, farkında değiller mi?