Fatih Yaşlı: Bu gelişmeler, yaklaşmakta olan bir şeylerin habercisi mi acaba? 

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Evet, kadere bakın ki, iktidar partisinin Rabia’yı resmen kabul edişinin üzerinden çok geçmeden, İhvancılığın da dahil olduğu bir tasfiye operasyonu için düğmeye basılıyor ve Katar ablukası başlıyordu.

Krizin başladığı günün ertesinde, yani 6 Haziran’da partilerin grup toplantıları vardı ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, kendisinden de parti yönetiminden de beklenmeyecek ve pek de alışık olmadığımız bir refleksle, üstelik henüz iktidar cenahından konuya dair tek bir açıklama gelmemişken, Katar krizine tepki verdi.

Bu konuşmanın önemi, krizin mahiyetinin hızlı bir şekilde kavranması ve tepki verilmesinin de ötesinde, ilk kez Kılıçdaroğlu’nun bu kadar net bir şekilde Müslüman Kardeşler’i terör örgütü, Rabia işaretini ise terör sembolü olarak gördüğünü açıklamasından kaynaklanmaktaydı

14 Haziran’da CHP Milletvekili Enis Berberoğlu, Suriye’deki cihatçı gruplara giden MİT TIR’larının haber yapılmasıyla ilgili davada 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı ve temyiz süreci dahi beklenmeden cezaevine konuldu. Akşam saatlerinde CHP MYK olağanüstü toplandı ve sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu “Yarın saat 11.00’da Güvenpark’ta olacağım” açıklamasında bulundu, İstanbul’a doğru bir adalet yürüyüşü başlatma kararı almıştı.

Peki, tüm bu sıraladığım hadise ve gelişmeler, moda tabirle söylenecek olursa “büyük resmin” bir parçası ve yaklaşmakta olan bir şeylerin habercisi mi acaba?